REKLAM ALANI
REKLAM ALANI

Site Rengi

Rumeli Balkan Stratejik Arastirmalar Merkezi

LİBYA 109 Yıl Sonra Yeniden

Süheyl ÇOBANOĞLU

Bir Osmanlı toprağıyken İtalyan işgali sonrası 109 yıl önce terkettiğimiz Libya’da 2011 yılında küresel güçlerin etkisiyle başlayan hükümet ve Başkan Muammer Kaddafi karşıtı gösteriler iç savaşa dönüşerek bugün yaşanan kaosa sebep olmuştu.

İki farklı hükümet tarafından yönetilen ve coğrafi olarak da üçe bölünmüş durumda olan Libya’da yabancı ülkelerin de bu çatışmaya giderek daha çok müdahil olması ve farklı grupları desteklemesi çatışmaların sürmesinde önemli rol oynuyor. Libya’nın Trablus ve Sirte gibi batısındaki şehirleri BM tarafından desteklenen ve uluslararası alanda tanınan Ulusal Mutabakat Hükümeti; doğu kesimlerini ise Tobruk merkezli General Halife Hafter’e bağlı gruplar kontrol ediyor. Libya’nın büyük oranda çöl olan güney kesimlerinin kontrolü de yerel aşiretlerin elinde. (1)

2016 yılında BM’nin arabuculuğunda varılan anlaşma çerçevesinde kurulan “Ulusal Mutabakat Hükümeti’nin” başbakanı ve Cumhurbaşkanlığı Konseyi’nin Başkanı Mustafa Fayez al-Sarraj ise Türkiye tarafından desteklenirken, Muhalif General Hafter’i Rusya, Fransa, İtalya, Mısır, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) desteklemektedir.

Sarraj, Trablus ve Misrata bölgelerini kontrol ediyor. Buralardaki yerel milis güçlerinin yanı sıra Müslüman Kardeşler de dahil olmak üzere İslamcı örgütler ve eski Savunma Bakanı Osama el Cuveyli’ye bağlı güçlerin de desteğini alıyor. (2)

Türkiye ve Katar’ı Libya’da İslami bir yönetim kurmaya çalışmakla suçlayan General Hafter’e bağlı “Libya Ulusal Ordusu” Libya  topraklarının üçte ikisini kontrol etmekte. Bu bölgeler genellikle çöl vasfında ve yerleşim bulunmamakta. Rusya ve Arap ülkeleri tarafından desteklenen silahlı gücü nedeniyle Libya Ulusal Ordusu önemli bir faktör olarak sahada yer almakta.

20 yıl ABD’de yaşamış, CIA ile geçmişte bağlantısı olduğu iddia edilen ve bir ABD vatandaşı olan Hafter ile doğrudan temas kuran ABD, son dönemde yaşananlar karşısında net bir tutum takınmış değil.

Türkiye, tarihsel  sebepler, din kardeşliği ve insan hakları ekseninde değerlendirdiği bölgesel gelişmeler nedeniyle çok riskli ve kırılgan bir zeminde yer alıyor… Bir yandan Suriye’de yaşanan iç savaşın bize yansıyan ağır faturası  e ülkemize sığınan resmi 3  milyon altıyüzz bin gayri resi 5 milyon Suriyeli sığınmacı sorunu, Doğu Akdeniz hidrokarbon yatakları üzerinde sürdürülen “Deniz Yetki Alanları” , Kıbrıs ve Ege’de Yunan oyunları, Irak’ı mahveden ABD’nin İran’la ilgili planları ve yine ABD ile Rusya’dan aldığımız S400 füzeleri üzerinden gelişen F35 savaş uçağı projesinden dışlanmamız ve diğer yaptırımlarla sürmekte olan zorlu bir  süreci yaşamaktayız. Bu koşullarda deniz aşırı bir ülkede askeri operasyonlara girmenin bazı önemli risklerini göz ardı edemeyiz.

Türkiye’nin Libya’ya asker göndermesi, bölge dışı diğre aktörleri daha etkin olmaya yönlendirerek iç savaşı daha mı azdırır yoksa dengelerin daha çabuk kurulmasını mı sağlar, şimdiden kestiremiyorum. Ama meclis kararının hemen akabinde uluslararası alanda (Arap Birliği, Afrika Birliği, Avrupa Birliği, Rusya, Fransa, İtalya, Mısır, BAE, Suudi Arabistan, Yunanistan vs…) oluşan tepkilere bakacak olursak, sıkıntılı bir süreç yaşayacağımız kesin… Aleyhimizde alınacak kararlara ve ABD’nin düşmanca tavırları nedeniyle iyi ilişkiler geliştirdiğimiz Rusya’yla ilişkilerde önemli kırılmalara yol açabilir. Diplomatik sahada bunları göğüslemeye hazır olmakta fayda var.

Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de dengeleri değiştiren Libya adımı sonrası, birlk ve beraberliğe daha çok ihtiyacımız olduğunu, bunu sağlama görevinin de muhalefetin değil, iktidarın görev ve sorumluluğu olduğunu  kimse unutmasın. Sürekli kendinden olmayan herkesi aşağılayarak, hakaret ederek, dışlayarak, zorlayarak bu iş olmaz. Gerekçelerinizin haklılığının  izahı ve kamuoyunun iknası için doğru bilgi ve saygıyla yaklaşmak gerekir. “Ben yaptım oldu”, “istesen de istemesen de olacak” zihniyetiyle bu işler olmaz. Kimseyi ikna etmek zorunda değilim diyen bir anlayışın vereceği zarar daha acı olur…

Bu vesileyle göreve gidecek askerlerimize dua ediyorum, yolları açık, gazaları mübarek olsun.

Süheyl ÇOBANOĞLU

RUBASAM Bşk.V.

 

KAYNAK….:

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ