REKLAM ALANI
REKLAM ALANI

Site Rengi

Rumeli Balkan Stratejik Arastirmalar Merkezi

BIR GÖÇMENLIK HIKAYE’SI

Hüseyin BASKIN

Zamaninda (1895) bu yolculuklar, binek hayvanlari ve yaya olarak yapilmakta imis. Iste bu yolculuga babaannem Ayse, yeni dogmus bir bebek olarak, daha lohusalik dönemini henüz atlatamamis bitkin bir halde olan annesinin kucaginda baslamistir. Aylarca sürecek olan yolculugun bir asamasinda, anne “benim bu çocugu tasiyacak halim ve gücüm kalmadi diyerek, bebegini yolun kenarina birakmis. Kervanda hemen yakininda bulunan amcasi “ne yapiyorsun diyerek” atindan inip çocugu ve anneyi atina bindirmeyi akil etmis ve öyle yola devam etmisler. Ancak sahip olduklari Çiftlige 1895 yilinda geldiklerinde, baska bir sürprizle karsilasmislar. Çiftligi emanet ettikleri “Bulgar Kahya” kendilerine silahla karsi koyarak, burasi sizin ülkeniz degil “Bulgaristan” ve bu Çiftlik de artik benimdir. Defolup gidin ve basinizin çaresine bakin, yoksa kötü olur diyerek onlari kovmustur. Sikayet edecek bir mercii yok, bulunsa bile, Hak ve Adalet Bulgar’dan yana. Aile için geri dönüs imkani da kalmadigindan, yeniden bölgede küçük bir yer alarak yerlesmek zorunda kalmislar. Aile anne, baba ve bes çocuklu (biri erkek) olmus, en büyükleri yani ilk çocuk babaannem. Kizlardan üçü (babaannem dahil) Kuklen Köyüne gelin olarak gelmisler. Ailenin tek erkek kardesi, Ahmet Mollaoglu, 1951 yilinda tekrar malini mülkünü birakip, Türkiye’ye göç etmek zorunda kalmistir. Göçmen olarak geldigi, Nigde Bor Kasabasina yerlesmisler,iki çocugu halen bölgede yasamaktadir.

Baba annem 1895 Filibe (Bulgaristan) dogumlu Ayse, Bulgaristan’da Nüfusa kayitli. Kuklen’ de Hüseyin dedem ile evlenerek, iki çocugu olmus. Kizi Hafize 1951’de Türkiye’ye göç ettiler ve halen Bayrampasa’ da aile ikamet etmektedir. Biz ise babaannem, Babam 1926 dogumlu Recep,  Annem 1934 dogumlu Hafize, kardesim 1957 dogumlu Ziya ve ben, 1973 yilinda Serbest Göçmen olarak Türkiye’ye geldik. Bu göç hikayesini bana anlatan babaannem, göç sirasinda onu yolda birakan annesinin ölene kadar kendisinin yaninda kaldigini ve ona kendisinin baktigini gururla anlatiyordu. Osmanli Ülkesinde dogan ve 82 yasinda Türkiye’de 1977 yilinda ikamet etmekte oldugumuz Istanbul/ Bagcilar’da vefat eden babaannem Ayse, babam Recep ve annem Hafize’ye Allahtan Rahmet diliyor ve saygiyla aniyorum.

Anne tarafimin hikayesini de eminim ilginizi çekecek. 1973 Türkiye’ye gelisimizden birkaç yil sonra, 1977’de annem Hafize Baskin, bana Bulgaristan’da kalan anneannen Emirzade’ nin esinin vefat ettigi ve oglu (dayim) da Türkiye’ye daha önce göçmen olarak geldiginden, yaban ellerde tek basina hasta ve yasli oldugunu ve onu Türkiye’ye getirmemi istedi. Babam ise “bu yastan sonra benim basima dert açmayin” diyerek karsi çikti, bunun üzerine Annem, anami Türkiye’ye getirmezsem sana verdigi sütümü helal etmem” diyerek tercihmi yapmami istedi. Ben de parçalanmis aileler kapsaminda, müracaat ederek göçmen olarak 16.11.1977 tarihinde Anneannem Emirzade’ nin Türkiye’ye gelmesini sagladik. Anneannem Emirzade ÖZTÜRK, Bulgaristan’dan göçmen olarak Türkiye’ye giris yaptiginda, yetkililere Bulgaristan’dan getirdigi kimlik belgeleri ile birlikte “ben aslinda Türk Vatandasiyim” diyerek o tarihe kadar bizim de bilmedigimiz, kendisine ait bir T.C. Kimligi Gümrükteki yetkililere ibraz etmis.

Biz ailece kendisini Edirne’de karsilamak üzere beklerken, bir yetkili çikip Emirzade’ nin yakinlarini sordu ve beni idari bölüme içeri davet etti. Gelenle akrabalik derecemi sordu ve “anneannem” deyince, “özel bir durum var, kendisi zaten Türk Vatandasi bu durumda biz kendisine göçmen muamelesi yapamayiz, yani beraberinde getirdigi esyalar göçmen muafiyetinden yararlanamaz. Ancak yine de bu durumu üstlerime bildirip “görüs almam” gerekiyor, simdilik esyalari burada kalacak, kendisini götürebilirsiniz” dedi. T.C.Nüfus Cüzdanina göre: Emirzade Besdalli, Edirne Cilt no: 4/6 Sayfa: 75 Yildirim Beyazit Mahallesi Kütük No:110 ‘ da kayitli, Baba adi Mehmet Ana adi Saziye, Dogum tarihi 1330; yaziyordu. Dogum tarihinde bir yanlislik vardi, kizi olan annem 1934 dogumluydu. Yetkililere anlatmaya çalistim, ancak nüfusta bir kayit varsa, ancak mahkeme karari ile düzeltilebilir, dediler. Esyalari gümrükte kaldi ve daha sonra mezatta satildigi ögrendik. Sonra anne-annemden hikayesini dinledim ve ardindan bir dram çikti: Kendisi Edirne dogumlu, babasi Mehmet Çanakkale (1915) Savaslarinda sehit düsünce, Dedesi, annesi Saziye, kizi 6. yaslarindaki Emirzade ve daha küçük olan kiz kardesi Zeynep’i alarak Bulgaristan, Filibe, Markovo köyünde bulunan oglunun yanina göç etmisler.

Emirzade 18 yasina gelince yakindaki Kuklen köyünden Ahmet ile evlendirilmis, bu arada yasli dedeleri vefat etmis ve (1935) anne Saziye küçük kizi Zeynep’i de yanina alarak Edirne’ye dönmüsler. Çok uzun yillar anne kiz birbirini görememisler. Anneannem Emirzade de annesinin hasretini çekmis ve annesi ile kiz kardesi mektupla haberlesmisler. Ancak hudutlar kapali gidip, gelmek ve birbirlerini görmek mümkün olmamistir. Bir ara anne, belki bulusmalarina vesile olur diye a, Edirne Nüfus Müdürlügün’ den çikartilan kizi Emirzade adina olan nüfus cüzdanini, kendisine bir sekilde mektupla ulastirmis. Annesinin sagliginda tekrar görüsmeleri mümkün olmamis, annesi vefat ettikten sonra kiz kardesi ile mektuplasma devam etmis ve sonra bu haberlesme de kesilmistir. Türkiye’ye tekrar geldigi 1977 yilinda, Bakanlik ile yapilan yazisma ve Edirne Nüfus Dairesinden yapilan arastirmada, belirtilen isim ve hanede kayitli Emirzade’ nin Edirne’de Süleyman isimli bir kisi ile evlendigi ve onun nüfusuna geçerek, Kiyik/Edirne  (Hamam Sokak, Tas Bahçe) adresinde ve evlilik soyadi ile çocuksuz olarak 1971 yilinda vefat ettigi anlasilmistir. Esine ulasamadik, nedenini bilemiyoruz, ancak muhtemelen ülkede bulunmayan bir sahis adina çikarilan nüfus kaydi bir sorun haline geldi ki, kiz kardesi (Zeynep), ablasinin ismi ile nüfus kaydini devam ettirdigi tahmin ediyoruz. Maalesef Edirne’de Sehit Dedemiz ve esinin mezarlarini da bilmiyoruz. Bulgaristan’da yasamis olan Atalarim için de ayni durum söz konusu, ailemin kaderi göçlerle böyle belirlenmis. Ancak birkaç kusak öncesine ulasabiliyoruz.

Belki bunun için bütün ailem ve ben, bütün Balkan Göçmenleri gibi Büyük Önder Mustafa Kemal ATATÜRK’ ü “Atamiz” kabul etmis, her zaman sonsuz sevgi, saygi ve minnetle aniyoruz. 15.05.2019

 

RUBASAM Y.K. Üyesi

Av. HÜSEYIN BASKIN

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ