kosukavak
kosukavak

Site Rengi

Rumeli Balkan Stratejik Arastirmalar Merkezi

Bu bir savaş suçudur, KALLEŞ !!!

Süheyl ÇOBANOĞLU

Cephede aldığı ağır yenilgi karşısında ateşkes için yalvaran Ermenistan, her zaman olduğu gibi bugün de aynı kalleşlikle, Azerbaycan kasaba ve şehirlerinde yaşayan sivillere füze saldırıları düzenliyor. Ama uluslararası örgütler görmezden geliyor. Ermenistan’ın ilk Başbakanı Ovannes KAÇAZNUNİ’nin 1923 Parti Konferansına sunduğu raporda yaptıkları alçaklıkları ve ihaneti itiraf etmiş olmasına rağmen gerçekleri görmek kimsenin işine gelmemişti.
Aşağıda Ermenistan’ın ilk Başbakanı Ovannes KAÇAZNUNİ’nin 1923 Parti Konferansına sunduğu raporda belirttiği görüşlerini bilgilerinize sunuyorum.

1914 sonbaharında, Türkiye henüz savaşan taraflardan birine katılmadığı dönemde, Güney Kafkasya’da büyük gürültü içinde ve enerjik biçimde Ermeni gönüllü birlikleri oluşturulmaya başlandı.
Türklere karşı ayaklandık. Barışı sabote etmek için savaştık bile. Artık hepimiz Türklerin düşmanı olan İtilaf devletlerinin kampındaydık. “Türkiye’den, denizden denize Ermenistan” talep etmekteydik. İtilaf devletlerinin ordularını Türkiye’ye göndermeleri ve hâkimiyetimizi temin etmeleri için Avrupa ve Amerika’ya resmi çağrılar yaptık. Nihayet şu da var ki, var olduğumuz sürece aralıksız olarak Türklerle savaştık. Öldük ve öldürdük. Artık, Türklere ne gibi bir güven telkin edebiliriz ki?

AKLIMIZ DUMANLANMIŞTI
Askeri operasyonlara katıldık. Kandırıldık ve Rusya’ya bağlandık. Tehcir doğruydu ve gerekliydi. Gerçekleri göremedik, olayların sebebi biziz. Türklerin milli mücadelesi haklıydı. Barışı reddetmemiz ve silahlanmamız büyük bir hataydı. Türklere karşı ayaklandık ve savaştık. Sevr Antlaşması gözümüzü kör etmişti. İsyanımızın temelinde İtilaf devletlerinin bize vaat ettiği büyük Ermenistan hayali vardı. Ama biz hiçbir zaman devlet olamadık. Türkiye Ermenistan’ı diye bir devletin hayalden öte olmadığı gerçeğini göremedik. Aklımız dumanlanmıştı. Biz kendi isteklerimizi başkalarına mal ederek, sorumsuz kişilerin sözlerine büyük önem vererek, kendimize yaptığımız hipnozun etkisiyle, gerçekleri anlayamadık ve hayallere kapıldık.

TÜRKLER DOĞRU YAPTI
1915 yaz ve sonbahar döneminde Türkiye Ermenileri zorunlu bir tehcire tâbi tutuldu. Türkler ne yaptıklarını biliyorlardı ve bugün pişmanlık duymalarını gerektirecek bir husus bulunmamaktadır. Siyasal açıdan olgunlaşmamış ve dengesiz insanlara özgü bir şaşkınlık içinde, bir uçtan diğerine savrulmaktaydık. Rus hükümetine karşı dünkü inancımız ne denli körü körüne ve temelsizse, bugünkü suçlamalarımız da o denli körü körüne ve temelsizdi.

HASTALIKLI PSİKOLOJİMİZ
Kaderden şikâyet etmek ve felaketlerimizin sebeplerini kendi dışımızda aramak acıklı bir durumdur. Bu bizim (hastalıklı) milli psikolojimizin karakteristik bir özelliğidir ve Taşnaksutyun Partisi de bundan kaçamamıştır. Osmanlı’dan, Akdeniz’e uzanan bir Ermenistan talep ettik. Derhal gönüllü birlikleri oluşturduk, Türklere karşı ayaklandık ve savaştık. İsyanımızın temelinde İtilaf devletlerinin bize vaat ettiği Ermenistan hayali vardı, gerçeği göremedik…

Gelelim Bugüne;

Temmuz ayında Tovuz Bölgesine yaptığı saldırı ile bir general ve bazı subayların ölümüne sebep olduktan sonra 27 Eylül 2020 sabahı yine sivil yerleşi birimlerine saldırdı. Uluslararası hukuku açıkça ihlal eden ve sivil kayıplara da yol açan Ermenistan, durduk yere Azerbaycan topraklarındaki sivil yerleşim irimlerine karşı başlattığı saldırılarıyla, bölgede barış ve istikrarın önündeki en büyük engeldir. Azerbaycan, halkını ve toprak bütünlüğünü korumak için meşru müdafaa hakkını elbette kullanmaktadır. Ateşkesi hiçe sayan Ermenistan sivillere alçakça saldırmakta ve defin için mezarlıkta bulunan insanları top atışıyla katletti. Bu ne vicdansızlıktır, bu ne alçaklıktır, bu ne kalleşliktir…

Görüldüğü gibi, yüz yıl önce olduğu gibi bugün de aynı kalleşlik devam ediyor… Azerbaycan’a saldıran Ermenistan, savaş meydanınında hakettiği cevabı fazlasıyla aldı. Çok büyük ayıda tank, top, zırhlı muharebe aracı, askeri kamyon, komuta yerleri, muhabere merkezleri ve askeri mevzilerini kaybettiler… Ama huylu huyundan vazgeçmediği için, karşılıklı mutabakatla ateşkes ilan edilmesinde rağmen sivil yerleşim merkezlerine füze saldırılarına devam ederek savaş suçu işliyor.

İlk olarak, Rusya lideri Vladimir Putin’in davetiyle Moskova’ya inen Azerbaycan ve Ermenistan Dışişleri Bakanları bir araya geldi. Ancak görüşme beklenirken Ermenistan’ın MİNGEÇEVİR’e balistik füze fırlattığı açıklandı…

Bilahere ilan edilen ateşkesi fırsata çeviren, PKK destekli Ermenistan güçleri, Goranboy, Terter ve Ağdam bölgelerindeki sivil yerleşim birimlerine Füze ve bombalı saldırı düzenledi.

Ateşkes kararının alındığı ilk günün gecesinde de verdiği sözde durmayan Ermenistan’ın Gence’ye de füze saldırısı düzenledi. Siviller arasında şehit ve yaralılar olmuştu. Karşılığını aldılar elbette, Ermenistan ordusuna ait bazı füze sistemleri anında yok edildi.

İnsan hakları, uluslararası hukuk, demokrasi vs gibi kavramları sadece kendi çıkarlarına bahane olarak kullanan küresel güçler, bu gelişmelere rağmen, kör ve sağır olup, havanda su dövmeye devam ediyorlar.

Türk milleti Azerbaycan Türklerini tam anlamıyla desteklemektedir. KARABAĞ, Ermeniler tarafından boşaltılarak tekrar asıl sahiplerine iade edilmeden barış yapılmamalıdır.

Süheyl ÇOBANOĞLU
RUBASAM Bşk.V.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ