REKLAM ALANI
REKLAM ALANI

Site Rengi

Rumeli Balkan Stratejik Arastirmalar Merkezi

EKONOMİK ANALİZ / 4 – 8 Kasım 2019 / Tolga Atik

EKONOMİK ANALİZ / 4 – 8 Kasım 2019 / Tolga Atik
REKLAM ALANI

 

Bu çalışma, 04 Kasım 2019 ile başlayan haftanın makroekonomik analizini yapmak ve Türkiye’yi ilgilendiren bazı ekonomik verileri değerlendirerek öngörülerde bulunmak amacı ile hazırlanmıştır.

A-) Geçen Haftaya Bakış     :  Geçtiğimiz hafta, pek çok önemli olayın olduğu ve özellikle Brexit süreci ile ilgili tarihi nitelik de taşıyan gelişmelere şahit eden bir dönem oldu. Ama uluslararası piyasaları en çok ilgilendiren, kuşkusuz ABD Merkez Bankası (FED) tarafından alınan 25 Baz Puanlık (Bp) faiz indirimi kararı idi.

FED’i Faiz İndirimi Kararı Almaya Sevk Eden Faktörler     :

Geçtiğimiz temmuz ayında faiz indirimlerine başlayan FED bu süreçte 50 baz puanlık faiz indirimine gitmişti. Geçen hafta gelen dayanıklı mal siparişleri, büyümenin en önemli öncü göstergesi durumundaki imalat PMI ve konut satış verilerindeki hayal kırıklığı doğuran sonuçların ardından faiz indirim beklentileri %90 seviyelerine ulaştı. Dünyanın en büyük ekonomisi olan ABD, tarihinin en uzun büyüme serisi rekorunu kırsa da ekonomideki yavaşlama küresel durgunluk/resesyon endişelerini gideremedi. ABD-Çin ticaret görüşmelerinden bir türlü net bir sonuç alınamaması ile birlikte piyasalara hakim olan tedirginlik FED’i faiz indirimine yönlendirdi. ABD Başkanı Trump da  FED üzerindeki baskısını tweet atarak ve konuşarak artırmaya başladı. FED de son toplantısında piyasa beklentilerine paralel bir şekilde yine 25 baz puanlık faiz indirimine gitti ve politika faizini yüzde 1,50-1,75 bandına çekti.  

FED, önümüzdeki aralık ayında bu yılın son toplantısını gerçekleştirecek ama FED’in kısa vadeli sabit faiz göstergesi OIS, 25 Bp’lik faiz indirim kararı sonrasında aşağı yönlü risklerin devamı halinde bir sonraki indirimin aralık ayında veya önümüzdeki yılın ilk toplantısında değil, 2020’nin ortalarında olacağını fiyatlıyor…

Öte yandan, geçen hafta, Avrupa Birliğinin İngiltere’ye Brexit süreci için üç ay daha süre tanıması hem İngiltere’yi hem de uluslararası piyasaları bir anlamda rahatlatırken Başbakan Johnson’un sunduğu 12 Aralık tarihindeki erken seçim kararının İngiliz parlamentosunda reddedilmesi, yeni bir karışıklığa sebep oldu. Bunun yanında, dünya genelinde ekonomiye dair belirsizlikler, ticaret savaşları ve jeopolitik riskler başta olmak üzere bu ve benzeri uluslararası piyasalar bir yavaşlama süreci içinde bulunuyor. Brexit konusundaki kargaşa ve ABD-Çin ticaret anlaşmasına yönelik belirsizlikler de bu sürece katkı sağlıyor. Bunun yanı sıra, ekonomik ve siyasi sorunlar temelinde Hong Kong, Şili, Lübnan ve Barselona’da başlayan sokak protestoları siyasi belirsizlikleri derinleştiriyor. Tüm bu olumsuz süreçler de piyasaların risk iştahını dizginlerken altın, gümüş, bakır, paladyum gibi emtialara ve bitcoin gibi dijital–sanal varlıklara olan yönelim artıyor.

İçeride piyasayı etkileyen en önemli olay, kuşkusuz Merkez Bankası(TCMB) Başkanı Murat Uysal’ın yaptığı enflasyon sunumu oldu. TCMB bahse konu sunumunda yıllık enflasyon beklentisini %13,9’dan %12’ye indirdiğini açıklayarak yeni faiz indirimleri için alanın artık daraldığını ifade etti.  

Yabancı Yatırımcıların Geçen Hafta Türkiye Piyasalarındaki İşlemleri:

TCMB tarafından yayımlanan haftalık menkul kıymet istatistiklerine göre, yurt dışında yerleşik kişiler, 21-25 Ekim haftasında net 16,9 milyon dolarlık hisse senedi ve 329,7 milyon dolarlık Devlet İç Borçlanma Senedi (DİBS) alırken, 11,6 milyon dolarlık Şirket Borçlanma Senetleri (ŞBS) sattı.

Böylelikle yurt dışında yerleşik kişilerin14-18 Ekim ile haftasında 28 milyar 175,5 milyon dolar olan hisse senedi stoku, geçtiğimiz hafta 29 milyar 485,1 milyon dolara yükseldi. Geçen hafta yurt dışında yerleşik kişilerin DİBS stoku da 14 milyar 126,1 milyon dolardan 15 milyar 527,5 milyon dolara çıktı.

 

Öte yandan, Borsa performanslarına bakıldığında ise, geçtiğimiz hafta en iyi performansı gösteren borsanın %6,61’lik bir değer artışıyla Hindistan Borsası – BSE SENSEX olduğu, en kötü performansı gösteren borsanın ise – %3,82’lik bir değer kaybı ile Suudi Arabistan Borsası – Tadawul –TASI- olduğu görülmektedir. 

Haftalık performanslara bakıldığında, en çok değer kazandıran ekonomik ürün  % 3,67’lik bir artışla Ham Petrol-WTI olurken, en fazla kaybı ise -% 0,4’luk bir düşüşle Güney Afrika Randı – ZAR- gerçekleştirmiştir.

TL ise USD karşısında haftayı %0,1’lik bir değer artışıyla kapatmıştır.

B-) Haftaya Bakış     : 04 Kasım 2019 ile başlayan hafta,  fiyatlamalara etki eden faktörlere ilişkin veri akışı bakımından oldukça hafif bir hafta olacaktır. Pazartesi günü, Fransa ve Almanya’dan İmalat PMI verileri gelecektir. 

İmalat PMI verisinde Almanya’nın Özel Önemi    : Uluslararası piyasalar, AB’nin lider ekonomisi konumundaki Almanya’dan gelen ve adeta Alman ekonomisinin ultrasonunu çeken veriyi özellikle takip edeceklerdir. Geçen sefer beklentileri karşılayamayan ve AB ekonomilerindeki resesyon tedirginliğini artıran, Euro’nun değer kaybetmesine neden olan bahse konu verinin bu kez beklentileri karşılayıp karşılayamayacağı ülkemiz nezdinde de merak ve ilgiyle izlenmektedir. Zira Almanya AB ile ekonomik ilişkilerimiz segmentinde ilk sıradadır.

Salı günü, Avustralya Merkez Bankası faiz oranı kararını açıklayacaktır. %0,75 oranındaki faiz oranının değişmesi beklenmemektedir. Yine aynı gün, ABD ve Çin’den Hizmet PMI rakamları açıklanacaktır. Çok olağanüstü bir durum söz konusu olmadığı takdirde geçen hafta her iki ülkeden de imalat PMI verileri belli olduğu için bu verilerin piyasaları etkilemesi beklenmemektedir.  

Hafta ortasında da Euro bölgesi Hizmet PMI verisi açıklanacaktır ki onun da piyasalara etkisinin kısa süreli ve sınırlı olması beklenebilir. 

Perşembe günü, uluslararası piyasaların heyecanla beklediği, haftanın en önemli günüdür. İngiltere Merkez Bankası toplanacak ve Başkanı da bir konuşma yapacaktır. Brexit nedeniyle bir türlü faizlere müdahale edemeyen ve sadece izleyici konumunda olan MB’nin yine aynı tavrını sürdürmesi beklenmekle birlikte, Başkan Carney’in yapacağı konuşmada Brexit sürecindeki son gelişmelere nasıl baktığı, sürecin sonlanmasının ardından bankanın nasıl bir politika izleyeceği gibi konularda ipuçları vermesi mümkün olabilecektir.

Cuma günü de Kanada’dan işsizlik oranı verisi gelecektir.

Türkiye’de, Uluslararası piyasaların aksine özellikle haftanın ilk günü oldukça önemli gelişmeler yaşanacaktır; Haftanın ilk günü Ekim ayına ait enflasyon verileri-TEFE ve TÜFE- ilan edilecektir. Geçtiğimiz ay %9,26 olarak açıklanan enflasyon verisinin ardından 04 Kasım 19 Pazartesi günü açıklanacak veri merakla beklenmektedir. Burada piyasaların ilgi ile takip edecekleri husus, ekim ayı verisinin TCMB’nin geçen hafta % 12 olarak revize ettiği yılsonu verisine ulaşılması bakımından ne denli uyumlu olacağıdır. Bir başka deyişle, Ekim 2019 enflasyonu rakamının MB’nin belirlediği %12’lik oranı destekleyip desteklemeyeceği merak konusu olacaktır.

Öte yandan, 5 Kasım 19 Salı günü, ABD’nin New York kentinde Halkbank davasının ikinci duruşması yapılacaktır. İlk duruşmaya katılmayan Halkbank’ın bu duruşmaya da katılması beklenmemekle birlikte, davaya bakan hakimin davaya katılmaması halinde Halkbank’a ilişkin yaptırım uygulatmaya kalkıp kalkmayacağı ve bu hususların da başta borsa (BİST) olmak üzere iç ekonomik gelişmeleri nasıl etkileyeceği dikkatle izlenecektir.       

Fitch’in Türkiye Notu Değerlendirmesi ve Orta Vadeli Projeksiyon:  Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch, ülkemizin kredi notunu “BB-” olarak teyit etti. Fitch, ülke notu görünümünü ise “negatif”ten “durağan”a yükseltti.

Son olarak temmuz ayında Türkiye’nin kredi notunu BB’den BB-‘ye düşüren Fitch, not görünümü negatif olarak teyit etmişti. Not indirimine gerekçe olarak da Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya’nın görevden alınmasını ve S-400’ler nedeniyle ABD’den olası yaptırım riskini göstermişti.

Fitch ekim ayının başında Türkiye’nin 2019 yılı büyüme beklentisini – % 1,1’den – % 0,3’e yukarı yönlü revize etmişti. 

Bu son değerlendirmeler pozitif olarak algılanmakta olup, ülkemizin CDS puanı hala oldukça yüksek de olsa düzenli düşüş eğilimi, yabancı sermayenin BİST’teki ağırlığını artırmaya başlaması, BİST Bankacılık endeksindeki yükselme, yılsonlarına doğru başlayan ve yılın ilk birkaç ayını da kapsayan ralli olasılığı ile birlikte düşünüldüğünde 5 Kasım’daki Halkbank davasının genele yansıyacak negatif sonuçlar üretmemesi ve jeopolitik risklerin artmaması halinde, BİST’in de kademeli olarak düzenli yükseliş trendine girmesinin eşiğinde olduğu değerlendirilmektedir.

Bu hafta ülkemizi ilgilendiren önemli ekonomik paritelerin izleyecekleri yön şu şekilde tahmin edilmektedir:

  • Dolar Endeksi (DXY) : Haftayı 97,12 ile kapatmış; yükseliş trendinin devamı için kritik seviye olan 97,15’in altında kalmıştır. Ancak bunun bir tepki hareketi olması da mümkündür. Bu hafta şayet 97,55’ler üzerinde günlük kapanışlar görülürse DXY yükseliş trendine devam etme eğiliminde diye düşünülebilir. Ancak, 97,00’nin altında günlük kapanışlar görülmesi ve 96,50 seviyesindeki destek noktasının da kırılması halinde, DXY yükseliş trendini sonlandırmış ve düşüş trendine geçmiş olacaktır ki bu durumda da 96,00’lara kadar alan vardır. 

 

  • EUR/USD: DXY’nin geçtiğimiz hafta sergilediği negatif seyir, paritenin pozitif seyre dönmesini sağlamış ve böylece parite yukarı ivmelenerek haftayı 11,67’den kapatmıştır. Bu hafta da paritenin seyri yine DXY ile ters orantılı olarak şekillenecek olup, 1,1125 ile 1,1222 seviyelerinin hangisine doğru yöneleceği izlenecektir. Parite eğer, 1,1125’lerin altında günlük kapanışlar yapar ve 1,1074 seviyesindeki destek noktasını aşağı yönlü kırarsa, negatif yönlü trendine devam edebilecektir. Ancak, 1,1200 direnç noktasını aşıp da 1,1218’lerin üzerinde günlük kapanışlar yaparsa, paritenin yükseliş eğiliminde olduğunu, şayet yıllık üssel hareketli ortalaması olan 1,1222 seviyesinin de üzerinde kapanışlar görülürse de, düşüş trendinin sona erdiğini ve paritenin artık 1,1500’ler seviyesine kadar gidebilecek yeni bir yükseliş trendine girdiğini söylemek söz konusu olabilecektir. 

 

  • WTI: Ham Petrol verisi olarak yukarı yönlü bir seyir izlemiş ve haftayı 56,20 ile kapatmıştır. Fakat, halen ana trend aşağı yönlüdür. Zira kritik seviye olan 57,19’un altındadır. Önümüzdeki hafta da benzer bir seyir izlemesi mümkündür.   

 

  • Brent: Brent Petrol de yukarı yönlü bir seyir izlemiş ve haftayı 61,69 ile kapatmıştır. Trend için kritik seviye olan 64’ün altında kalan ana trend halen negatiftir. Geri çekilmelerde ilk destek noktası 60,55’tir. Bu seviyenin de kırılması halinde 58,00’ler seviyesine kadar alan vardır. 

 

  • USD/TL: FED’in kritik toplantısında faiz indirimiyle ilgili aldığı 25 Bp’lık faiz indirimi kararı,  Kur nezdinde bir geri çekilmeye neden olmuş ve haftayı 5,7124 ile kapatmıştır. Ancak, halen 5,6548 kritik seviyesinin üzerinde olması, kurun daha fazla geri çekilmesini engellemektedir. Önümüzdeki haftanın ilk iki gününde yaşanacak olan gelişmeler, kurun seyrine yön verecektir. Geri çekilmelerde kritik seviye olan 5,6548 ana destek noktasının kırılması beklenmemekle birlikte, bu durumdaki günlük kapanışlarda 5,60 seviyesine kadar gidebilmesi mümkün olabilir. Şayet, yukarı yönlü hareketlerin görülmesi halinde 5,7847 ilk direnç noktası olarak görülmektedir. 

 

REKLAM ALANI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ