REKLAM ALANI
REKLAM ALANI

Site Rengi

Rumeli Balkan Stratejik Arastirmalar Merkezi

İZMİR’İN DAĞLARINDA YENİDEN ÇİÇEKLER AÇACAK

Süheyl ÇOBANOĞLU

1919´larda Osmanlı topraklarını işgal eden  İngiliz Kuvvetleri’nin İstanbul’daki casusu A. Ryan: “Amacımız bölmek ve hükmetmek olmalıdır.” diyordu… Devrin Padişahı, olan bitene seyirciydi, ama “Geldikleri gibi giderler” diyerek, mücadeleyi başlatacak olan M.Kemal (ATATÜRK) gibi vatanseverlerin azim ve iradesi tüm emperyalistlerin hesaplarını bozmuştu.

İzmir’e çıkarak Anadolu içlerine ilerleyen Yunan işgal kuvvetlerinin  “Megali İdea’sı”,  Mustafa Kemal Paşa komutasındaki Türk Ordusu tarafından 9 EYLÜL’de İZMİR rıhtımında denize dökülmüştü.  Aradan geçen 100 yıla rağmen işbirlikçilerin isimleri dışında değişen bir şey yok. Bu coğrafyadaki varlığımız tarih boyunca Batı Dünyasını rahatsız etmiş olsa da, Türk Milleti sonsuza kadar burada yaşayacaktır.

Bugün PKK, IŞİD, FETÖ vs. gibi terör örgütlerine karşı büyük özveriyle mücadele eden ve vatan uğruna canlarını feda eden kahraman vatan evlatlarımızla, 9 Eylül 1922’de İzmir’de işgal askerlerininin denize dökülmesiyle sonuçlanan İstiklal Harbimizi gerçekleştiren Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK ve silah arkadaşları başta olmak üzere, kahraman TÜRK ORDUSUNUN tüm şehit ve gazilerini saygıyla selamlıyor, rahmet ve minnetle anıyorum.

Türk ordusu tarafından 26 Ağustos 1922´de başlatılan Büyük Taarruz sonucunda Yunan ordusu dağıtıldı ve 2 Eylül´de Uşak´a girildi. Dumlupınar Meydan Muharebesi´nde Yunanistan Küçük Asya Ordusu´nun başkomutanı General Nikolaos Trikupis tutsak edildi.

İzmir´e doğru hızla ilerleyen Türk Ordusunun 9 Eylül 1922 sabahı Ahmet Zeki Bey komutasındaki 2. Süvari Fırkası, ardından Mürsel Paşa komutasındaki 1. Süvari Fırkası birlikleri İzmir şehrine girdi. Ardından 5. Süvari Kolordusu Komutanı Mirliva Fahrettin Paşa, komutasındaki birliklerle saat 10.00´da İzmir´e girdi. Türk bayrağı Hükûmet Konağı ve Kadifekale´ye yeniden çekildi.

Bu nedenle, Ege’ye her gittiğimde “İzmir’in dağlarında çiçekler açar, Bozulmuş düşmanlar hep yel gibi kaçar, YAŞA MUSTAFA KEMAL PAŞA, YAŞA” sözleri kulağımda çınlayan İzmir marşını hatırlarım.

Kurtuluş Savaşını küçümseyen, (Hatta olmadığını iddia edecek kadar sapıtan), ATATÜRK’ü karalamaya ve unutturmaya çalışan, Türk adından rahatsız olan, utanmadan GÜZEL  İZMİR’e  “gavur İzmir” diyecek kadar adileşen bazı müptezellerin karın ağrısı büyük ölçüde Anadolu topraklarını çizmeleriyle kirleten düşman askerleriyle işbirliği yapmış olanların soyundan gelmelerinden kaynaklanır.

İzmir´e ait ilk hatıram çok küçükken ailemle yaptığımız bir seyahatte çok sıcak nedeniyle uyuyamadığım bir geceydi. Daha sonra öğrenciyken gittiğim İzmir´in asıl sıcaklığının insanlarından kaynaklandığını yakınen tanıma fırsatı bulmuştum. O tarihten sonra bu, samimi ve dost ruhlu insanlara karşı içimde farklı bir sempati ve sevgi oluşmuştu.

Em.Gn.Hikmet YAVAŞın deyişiyle “bölücülerin, 2. Cumhuriyetçilerin, din tüccarlarının ve bazı sözde aydınların; televizyon ekranlarında 365 gün 24 saat bıkmadan usanmadan Cumhuriyete, Cumhuriyetin kuruluş felsefesine, Atatürk’e ve Türk Ordusuna saldırışlarını” anımsıyacak olursak İzmirliler´in Atatürkçülüğe gönülden bağlı, aydın, medeni, vatansever kişiliklerine sempati duymamak elde değildir.  Onların yanında kendinizi 40 yıllık mahallenizde ve akrabalarınızla berabermişiniz gibi hissedersiniz. İzmirli vatandaşlarımızın Atatürk ilke ve inkılapları doğrultusunda laik, demokratik çizgide ve sağduyulu bu tutumları. Ulus birliğini ve düzenini bozarak, ekonomik, siyasi ve askeri açıdan güçlenmemizi önlemek isteyen şer güçlere en güzel cevaptır.

Küresel güçlerin egemen olduğu bir dünyada onların yönlendirmesiyle Bölücüler tarafından hazırlanan ve işbirlikçileriyle beraber uygulamaya sokulan Türkiye’yi bölüp parçalama stratejisine karşı sığınacağımız en güçlü liman ATATÜRKÇÜLÜĞÜN “Tam bağımsızlık, Misak-ı Milli sınırları içinde bölünmez bütünlük, emperyalizme karşı olmak” fikirleridir. Çünkü küresel güçler ve işbirlikçileri ulusal kavramları yok ediyorlar, din-mezhep, inanç ve etnik kimlik ayırımı yapıyorlar. Biz ise her vatandaşımızı, Türk Milletinin olmazsa olmaz bir parçası olarak görüyoruz.

Devletimize, milletimize, Cumhuriyetimize, ATATÜRK’ümüze, milli menfaatlerimize sahip çıkmak zorundayız…

NOT..:  Geçenlerde yanan veya yakılan İzmir ormanlarının yeniden yeşertilmesi amacıyla Orman Bakanlığı tarafından  11 milyon fidan dikim kampanyası başlatılmıştır. 11 Kasım 2019 saat 11.11’de tüm Türkiye’de ağaç dikim etkinliği yapılacaktır. Kampanyaya katılım bedeli  (fidan başına 10.-Tl) dir, bütçelerinizi sarsmayacak bu küçük tutarla  kampanyaya katılmanızı öneriyorum…

Süheyl ÇOBANOĞLU 

RUBASAM Bşk.V

YAZARIN SON YAZILARI
SÜRGÜN ve GÖÇ - 4 Ekim 2019
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ