kosukavak
kosukavak

Site Rengi

Rumeli Balkan Stratejik Arastirmalar Merkezi

MAYKAM’IN MUTFAĞINDAN BAHARAT KOKULU HİKAYELER – BAYRAM YEMEKLERİ

Aysun KILIÇASLAN SOKU

Balkanlar’dan gelen güzel yürekli insanlarımızın ne de güzel adetleri vardır. Ailemde de gördüğüm bu güzel geleneklerimiz, aslında benim için birer hayat dersiydi. Bu hafta kurban bayramımızı pandemi koşullarında geçireceğiz. Bu günlerde haliyle daha azla mutlu olduğumuz ama, sevgilerimizi paylaşarak büyüttüğümüz çocukluktaki bayramlarımızı anımsıyorum. Dedemin Dikmen Bağları’ndaki o bağ köşkünde, Maykam’ın mutfağında bayram telaşları da şenlikli geçerdi. Bayram tatillerinde babamın görev yaptığı şehirlerden Ankara’ya gideceğimizi öğrendiğimde, bayramım tam olurdu. Annem eğer, yeni bir kıyafet alma durumumuz olmamışsa, ne yapar eder mutlaka kardeşime de, bana da evden bir şeyler dikerdi. Bavullar hazırlanıp yola çıkana kadar uyku tutmazdı bizi. Ankara’ya ulaşınca bağ yolundan koşarak nefes nefese kapıyı yumruklar, her seferinde “sürpriz” diye bağırarak Dikmen bağlarını inletirdik .
Kucaklaşmalar, çığlık çığlığa biz çocukların sevinç gösterilerinin ardından, mis gibi çiçek kokuları içinde, bağın enfes yeşilliğine doğru şahane anneanne sofrasına kurulurduk. Çünkü bayram sıcak havalara denk geldiyse kuzineli büyük mutfakta değil, eve “Camlı Köşk” denmesine sebep olan camlı verandada kurulurdu sofra. Anneannemin kireç kaymağı ile yaptığı lop lop kayısı reçeli, insanı çıldırtan kokusuyla çilek reçeli, kümesten taptaze yumurtalar, dedemin bakkalından peynir, tereyağ, tahin helvası. Ama en güzeli ekmek olarak kastrada pişmiş Arnavut ekmeği kravayçe. Yoğurt ve yoğurt suyuyla mayalanan, nohut unuyla yapılan bir ekmek, ekmeğin içi pişsin diye hamura parmakla delikler açılır. Hele kışsa ve kuzinede kızartılırsa üzerine tereyağ sürünce, bana göre ziyafet yemeğiydi.
Manastırlı mavi gogoşlu (gözlü)Maykam ailenin büyük annesi, dedem de onun en büyük çocuğu olduğu için, akrabalar bize gelirdi. Gelen gitmek istemezdi zaten. Bereketli bağdan çeşitli taze meyveler, maykamın elinden sütlü aşlı baklava, anneannemden etsuyu ile ıslama köfte, annemden el açması Arnavut böreği, teyzelerimden arnavut ciğeri, dolmalar, manca (köz patlıcanla yapılır) salatası. O ne sofra olurdu, o ne muhabbet olurdu. Ben ailenin diğer çocuklarıyla değil de, illa büyüklerin masasında oturmak isterdim. Çünkü o masada oturanların hepsi benim hayalllerimin kahramanları olan aile büyüklerimdi.
Bayramlaşma seremonisine biz çocuklar da dahildik. Nazlı Maykam minik çiçekli elbisesi, elbisesinin rengine uyumlu, kenarı oyalı, çenesinin altından çevirip yanacığının kenarından sıkıştırdığı tülbentiyle başa geçer, dedem Fazıl Efendi annesinin elini öper, o da yanında dururdu. Ardından dedemin kardeşi Ayşe Hala onların elini öpüp, yerini alırdı. Sonra sırayla anneannem Kıymet Hanım, dedemin Kıymetlisi, Şeref Eniştem, Sevinç Teyzem, Babam Ali, Semra Teyzem, Annem Suzan, Ayşe Halamın oğulları Atilla Abi, Cengiz Abi, kuzenlerim Erkan Abim, Gülçin Ablam, Serdar, ben ve kardeşim Alptekin en son hepimizin elini öperdi. Anneannemin yüzük kasesinden ilk yüzükleri Gülçin Ablamla ben alırdık, ayrıca hepimize özel dikilmiş mendiller verilirdi. En keyiflisi harçlık kısmı, herkes ailedeki yaş konumuna uygun bize harçlık verirdi. Dedemin bakkaldan getirdiği gofret ve kaymaklı bisküvilerle, şekerlemelerle şımarmak da cabası.
Bayramın ilk günü akrabalar ağırlanırdı, Ayşe Nençom ve anneannemin kızkardeşleri ile onların çocukları, dedemin amcazadeleri gelirdi. İkinci ve üçüncü günler komşular beklenir ama, son gün biz gezerdik. Eğer son gün gecikmiş bir misafir gelirse, biz çocuklar biraz mızmızlanırdık. İşte o zaman anneannemin bir ahbabı olan Ferdane Teyze ile ilgili bir hikayeyi hatırlayıp gülüşürlerdi annemler. Ferdane Teyze, gezmeyi seven ve sık sık ahbaplarını ziyarete giden bir teyze. Annemle babam evlenip de annem İstanbul’a gelin gidince, bu sefer onlara da gitmeye hevesleniyor. Yeni evli olduklarını ve biraz birlikte vakit geçirmek isteyeceklerini düşünmeden üstelik. Günler geçtiği halde, bir türlü Ankara’ya geri dönmüyor. Durumdan utanan çocukları, haber gönderip annelerini Ankara’ya geri çağırıyor. Akşam babam, eve gelip de Ferdane Teyze’ye çocuklarının onu geri çağırdığını, özlediklerini söyleyince “ Ben burda eyıyım. Yerııııımmm, içerııııımm, emi de utururum. Ben burda eyıyım” diyor ve bir ay daha kalıyor.
Akşama kadar bu güzel anıları dinlerken kah gelen misafirlerle coşup kah bağda koşturup yorgunluktan bitkin düşerdik kuzenim ve kardeşimle. Dizlerimiz, dirseklerimiz yara bere içinde, Semra Teyzemden öğrendiğimiz gibi, yaprakları tükürükleyip yaralarımıza yapıştırmış şekilde eve dönerdik. Annelerden sıkı bir azar ve banyodan sonra, akşam yemeği ile taçlanırdı günümüz. Dedemin kestiği kurbanın üçe bölünen etinden eve düşen payıyla şahane yemekler hazırlanmış olurdu. En sevdiğim bayram yemekleri arasında meyane çorbası ve kokoşnik vardı, hala da çok severim. Kokoşnik için incecik açılan yufkalar sacda pişer, sonra elle parçalanarak tepsiye yayılır. Üzerine haşlanmış kurban etleri yerleştirilir, et suyu gezdirilir, un ve tereyağ ile bir meyane hazırlanıp etlerin üzerine dökülür ve kastraya konulurdu. Et suyunu çeken yufkalar ve kızaran etlerle kastradan çıkan kokoşniğe kırmızı biberli kızdırılmış tereyağ dökülürdü. Nençomun deyimiyle “mideceğızımızın er bi küşeceğazı” doyardı.
Yemekten sonra Maykam, biz çocukları etrafına toplar, Osmanlı döneminde ikinci büyük şehir olan Manastır (Bitola)’ı anlatırdı. Çevresi ormanlık arazi olan yemyeşil Manastır…Camileri, medreseleri, çeşmeleriyle ne kadar güzel bir şehir olduğunu maykam anlatırken, dedem de Drahor deresini ve rahmetli babası Emin Ağanın oradaki kahvehanelere gidişini eklerdi. Büyükler keyif kahveleriyle bağdaki üzümlerden yapılmış mastika likörünü içerken, bize de sütlü aşlı baklava verirlerdi. Anneannem de güzel sesiyle başlardı Manastır türküsüne. “Manastır’ın ortasında var bir havuz, canım havuz… Bu yurdun kızları hepsi de yavuz…Biz çalar oynarız…”

Aysun KILIÇASLAN SOKU
RUBASAM Bşk. Yrd.
aysun_kilicaslan@yahoo.com

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ