Search
Close this search box.

BATI  TRAKYA TÜRKLERİ  ve  YAŞADIKLARI  SORUNLAR – 5

  1. ÖRGÜTLENME  ÖZGÜRLÜĞÜNÜN  KISITLANMASI [1]

Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığı’nın örgütlenme özgürlüğü konusunda karşılaştığı sorunları da etnik kimliğin inkârı konusundan ayrı düşünmek mümkün değildir. Yunanistan, azınlığın Türk kimliğini inkar etme politikasında ısrar etmekte ve azınlığın adında Türk kelimesi bulunan  dernekleri kapatılmakta, ayrıca mahkemeler, yeni Türk derneklerinin tescilini reddetmektedir.

Yunanistan, isimlerinde “Türk” ifadesine yer veren, dernekleri (İskeçe Türk Birliği, Gümülcine Türk Gençler Birliği, Batı Trakya Türk Öğretmenler Birliği gibi) mahkeme karalarıyla kapatmıştır ve isimlerinde “Türk” hatta “Azınlık” kelimesi bulunan örneğin Rodop ili Türk Kadınları Kültür Derneği, Evros Azınlık Gençleri Derneği ve son olarak İskeçe İli Türk Kadınları Kültür Derneği gibi sivil toplum kuruluşlarının kurulmasına izin vermemeye devam etmektedir.  Güney Meriç Azınlık Eğitim ve Kültür Derneği, Evrenköy Azınlık Eğitim, Kültür ve Folklor Derneğinin, kuruluş başvurularını dahi reddetmiştir.

Hepsi de 20. yüzyıl başlarından bu yana meşru sivil toplum dernekleri olan İskeçe Türk Birliği, Batı Trakya Türk Öğretmenleri Birliği ve Gümülcine Türk Gençler Birliği hala yasaklı (tabelaları sökülmüş) durumdadır.

İskeçe Türk Birliği, Rodop İli Türk Kadınları Kültür Derneği ve Evros Azınlık Gençleri Derneği davaları Yunan iç Hukuku tüketildikten sonra, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde görüşülmüş ve AİHM bu Dernekler lehine karar vermiştir. Bunu sonucunda, bu dernekler, mahkemelerden resmiyetlerinin iadesini ve dolayısıyla Bidayet Mahkemeleri nezdindeki Dernekler Sicilinin ilgili sayfalarına yasaklılığın kalktığı veya kurulmalarına izin verildiği ibarelerinin kaydı talebiyle tekrar yargı sürecini başlatmışlardır. Fakat, Yunan yargısı AİHM kararlarını uygulamamakta ısrar etmektedir ve bunu yaparken de, herkesi hayrete düşüren gerekçelere kararlarda yer vermektedir.  Örneğin İskeçe Türk Birliği ile ilgili AİHM kararı sonrası, yapılan başvurular (İskeçe Bidayet Mahkemesi ve Trakya İstinaf Mahkemesi nezdinde iki ayrı başvuru yapılmıştır) sonucu çıkan  kararlarda, Yunan Mahkemeleri’nin Hukuk Davalarında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uyma mecburiyeti olmadığı ileri sürülmektedir. Başvurulardan, İskeçe Bidayet mahkemesi nezdinde yapılan başvuru sonucu çıkan karar aleyhine Trakya İstinaf Mahkemesi nezdinde yapılan başvuru 8 ekim 2010 tarihinde yapılan duruşmada görüşülmüş olup karar 25 ocak 2011 tarihinde açıklanmış ve yine dilekçenin reddi yönünde olmuştur. Trakya İstinaf mahkemesinin daha önceki kararı ise temyiz edilmiş olup 7 Ekim 2011 tarihinde Yunan Yargıtay’ında (Aryos Pagos) duruşması gerçekleşmiştir.  Yunan Yargıtayı 24 Şubat 2012 tarihinde yayınlanan kararı temyiz talebini reddetmiştir.  

Rodop İli Türk Kadınları Kültür Derneği  ve Evros Azınlık Gençleri Derneği kurucuları da, AİHM nezdindeki başvuruları kabul edildikten sonra, bu kararlara uyulup kurulmalarının kabulü talebi ile ulusal mahkemeler nezdinde ikinci bir süreci başlatmışlardır. Ancak, aynen İskeçe Türk Birliği durumunda olduğu gibi bu derneklerin başvuruları da benzer gerekçeler ile reddedilmiş olup, iç hukukta olumlu bir sonuç elde edilememiştir.

Her üç durumda da 2. defa AİHM’e başvuru yapılmış olup, 18 Aralık 2014 tarihinde üç başvurunun Yunanistan hükümetine tebliğ edildiği 5 Ocak 2015 tarihinde başvurucuların avukatına bildirilmiştir.  Mahkeme içtüzüğünde öngörülmüş prosedür takip edilmiş olup, artık mahkemenin kararı beklenmektedir.

Yunanistan’daki Mahkemeler isminde Türk kelimesi bulunan derneklerin kurulmasına izin vermemeye ve bu derneklerin kurulması için sunulan dilekçeleri reddetmeye devam etmektedirler. Buna en son örnek İskeçe İli Türk Kadınları Kültür Derneği’nin 1 Aralık 2010 tarihinde kurulmak üzere İskeçe Bidayet Mahkemesine sunduğu dilekçenin 8 Aralık 2010 tarihinde yapılan duruşmadan sonra 17 Şubat 2011 tarihinde yayımlanan kararıyla reddedilmesidir. Mahkemenin söz konusu dilekçeyi red gerekçesi:

“Ancak, sunulan 17-11-2010 tarihli dilekçesi görüşülen dernek tüzüğü Medeni Kanun 80. Maddede öngörülen ve bulunmadıkları taktirde dilekçenin kabulüne engel oluşturan, bütün şartları ihtiva etmemekte ve özellikle de derneğin kimliğini ortaya koyan “İskeçe İli Türk Kadınları Kültür Derneği” ismi tüzüğün diğer maddeleri ile birlikte üyelerinin statüsü ile ilgili yanıltıcı tablo ortaya çıkarmaya müsaittir. Yukarıda belirtilen ismin, başka etnik gruba ait, başka dilli, başka dinli ve özellikle ecnebileri yansıttığı açık olmakla birlikte, buradan çıkan sonuç derneğin üyelerini Yunan Vatandaşı Müslüman olarak görmekten ziyade Türk olarak kabul ettiğidir. Burada Türk kimliğine yapılan atıfla hedeflenen Türk soylu olmayı belirtmek değildir. Kaldı ki, bu unsur üyelik kaydı için tüzükte aranan unsurlardan değildir ve sonuç olarak tüzük hükümleri arasında şöyle bir çelişki ortaya çıkmaktadır: 3. Maddeye göre “Derneğe, İskeçe İlinde yerleşik, sadece Yunan vatandaşı, medeni durumlarına bakılmaksızın reşit kadınlar üye olabilirler”. Yani, kurulmakta olan derneğin isminden anlaşıldığı gibi üyeleri Türk olarak adlandırılırken, dernek tüzüğüne göre üye olmanın şartı Yunan Vatandaşı olmaktır. Böylece üyelerin kökeni ve vatandaşlıkları ile ilgili bir belirsizlik ve yanıltıcı tablo ortaya çıkmaktadır. Öte yandan, kurulmakta olan derneğin tüzüğünde, bu tüzükteki maddelerin karşılaştırılmasında ve özellikle de amacında ki, 2. Maddeye göre amaç a) İskeçe İlinde kadınların buluşacağı bir ocak oluşturmak, kültür, eğitim, eğlence ve hoşça vakit geçirme ile ilgili ihtiyaçlarını karşılamak, b) Üyelerin sosyal, ahlâki ve manevi düzeylerini yükseltmek, c) Üyeleri arasında kardeşlik bağları oluşturmak ve d) Yerel gelenek ve göreneklerin canlandırılması suretiyle halk kültürümüzü korumak ve yaymak  ve bu konuda yerel kurumlarla işbirliği yapmaktır ve derneğin amaçlarını gerçekleştirme araçları olarak ise a) Toplantılar, sergiler, tiyatro, müzik, ve halkoyunları ve genel olarak sosyal, kültürel ve eğitici etkinlikler düzenlemek, b) Arkeolojik yerlere gezi düzenlemek, doğayla içiçe olmak ve bilimsel ve üretim birimlerine ziyaretler gerçekleştirmek, c) El işleri alanında üretimci olmak maksadıyla özel bir grup oluşturmak ve d) Sorunlara çözüm getirilmesini teminen yetkili merciler nezdinde girişimlerde bulunmak ve muhtıralar sunmak gösterilmektedir, bu üyelerin Trakyadaki Müzlüman Azınlığı mensupları olduklarına atıfta bulunulmamaktadır. Böyle olmuş olsaydı yukarıdaki dernek ismiyle kendi kendini tanımlama hakkının yani bir milli, dini veya dilsel  azınlık olarak muamele görmeyi serbestçe tercih etme hakkının  ifade edildiği iddia edilebilirdi. Ancak bu durumda dahi, Trakyadaki Müslüman azınlığın bir derneği olarak kabul edilse de, uluslararası anlaşmalarla teminat altına alınan kendi kendini tanımlama hakkı bireysel bir hak olup toplu bir hak değildir (Aryos Pagos 58/2006, EllDni 2006.524, Aryos Pagos 586/2005 NOMOS’da yayınlanmışlardır). Zaten, kurulmakta olan dernek sadece üyelerinin kökenlerini belirtmek isteseydi ki, böyle birşey diğer başka derneklerde olduğu gibi (örneğin ROMAN) mutlaka meşrudur, dernek ismini ve tüzüğünü hiçbir karışıklığa mahal vermeyecek şekilde düzenleyebilirdi. Yukarıda belirtilenlerden sonra, kurulmakta olan derneğin tüzüğü Medeni Kanun 80. Maddesinde belirtilen unsurları  ve özellikle de yanıltıcı tablo ortaya çıkaracak veya üyelerinin kimlikleri ile ilgili karışıklığa neden olacak belirli ismi ihtiva etmediğinden, incelenen dilekçe kanuna aykırı kabul edilerek reddedilmelidir”.

Bu karara İstinaf Mahkemesi nezdinde itiraz edilmiş olup, bu başvuru da reddedilmiştir.

Bu kararlar göstermektedir ki, Yunan makamları tamamen siyasi gerekçelerle Yunanistan’da isminde “Türk” kelimesi bulunan derneklerin tesciline veya yeniden faaliyet göstermesine izin vermemekte kararlıdırlar.

Türk Azınlığın etnik kimliğinin inkarı, Yunanistan’da sosyal barışı ve samimi uzlaşı çabalarını sekteye uğratmaktadır. Azınlık üyeleri etnik kimliklerinin inkarını, Yunan toplumu içinde gelişme haklarının ve devletleriyle güçlü ve sağlam güven bağları kurulmasının önündeki en önemli engellerden biri olarak görmektedir.

Süheyl  ÇOBANOĞLU

RUBASAM  Başkanı


[1] Pervin Hayrullah – Ali Hüseyinoğlu, Batı Trakya Türk Azınlığının Sorunları, BAKEŞ Arşivi, 2019

Sosyal Medyada Paylaş
Süheyl ÇOBANOĞLU
Süheyl ÇOBANOĞLU
RUBASAM Başkanı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

BENZER İÇERİKLER

SREBRENİTSA SOYKIRIMI

1 Mart 1992’den 14 Aralık 1995’e kadar üç yıldan fazla

BOZKURT ve VAHŞİ BATI

UEFA, Euro 2024’ün 2. turunda Avusturya’ya karşı alınan galibiyetin ardından

ÇAMERYA SOYKIRIMI

Günümüzde “Güney Epir” olarak bilinen ÇAMERYA, Arnavutluk’un güneyi ve Yunanistan’ın