RUBASAM

Günahın Sahibi Kim?/ Pervin Hayrullah

Konuk Yazar

Pervin Hayrullah

 

Hz. Adem “Yasak Elma’yı” yedi mi? Kim bilir? Belki de yemedi? Her dinin kutsal kitabı, mitleri farklı yorumlar içermekte. Peki günahın gerçek sahibi kim?

Nasreddin Hoca’ya mal edilen çok güzel bir fıkra vardır. Dönemin hükümdarı Timur Nasreddin Hoca’nın yaşadığı memlekete bir fil hediye eder. Fil, hocanın memleketinde bağ – bahçe ne varsa, ne üretiliyorsa hepsini yer, siler – süpürür. Halk bakar ki durum kötü, Hoca’ya başvurarak durumu Timur’a aktarmaya karar verir. Hoca önde, halk arkada, yola koyulurlar. Timur’un huzuruna varınca, Hoca bakar ki arkasında kimse kalmamış. Timur ziyaretin sebebini sorunca, Hoca filin yalnızlıktan şikayetçi olduğunu, ona bir eş gerektiğini söyler. Timur’un yanından ayrılan Hoca’ya halk sonucu sorunca, Hoca da filin eşinin yarın geleceğini söyler.

Nasreddin Hoca, Anadolu Selçukluları döneminde yaşadığı varsayılan, efsanevi kişiliktir. Günümüzde, daha çok fıkralarıyla bilinir ve anlatılır. Fıkraların ona ait olup olmadığı ise bilinmez. Gelelim fil meselesine. Buradaki günah kime ait? Timur’a mı?, Nasreddin Hoca’ya mı? Hoca’yı yarı yolda bırakan halka mı? Yoksa her şeyi silip-süpüren fil midir günahkar?

Yunanistan’da 1967-1974 yılları arasında “Albaylar Cuntası” olarak bilinen askeri yönetim yaşanmıştır. Batı Trakya Türk Azınlığı açısından pek çok “günahın” işlendiği dönemdir cunta dönemi. Örneğin, 10 Ekim 1968 tarihinde kuruluş kararı alınan, 22 Ocak 1969 tarihli resmi gazetede yayınlanan  (FEK/A/8 – 31/22-01-1969) Selanik Özel Pedagoji Akademisi (SÖPA) kimin günahıdır? O dönemin cunta idaresinin mi? Yoksa 1923 yılında korunması için kendisine emanet edilen Batı Trakya Türk Azınlığına yıllarca uygun gördüğü muamele yetmezmişçesine bu günahı da layık gören tüm Yunanistan hükümetlerine mi? Peki SÖPA kurulduktan sonraki günahlar kime ait? SÖPA’ya öğrenci yönlendiren dönemin Türk Azınlık ileri gelenleri mi? Çocuklarını SÖPA’da okutan aileler mi? SÖPA’ya okumaya giden öğrenciler mi? Ya daha sonrası? Evet ortada büyük bir günah var… Bu günahın sahibi kim peki?

Bugün Batı Trakya Türk Azınlığına ait, aktif olarak çalışan 115 Türk Azınlık ilkokulu var. Bu güzide okullarımıza devam eden öğrenci sayısı da yaklaşık 4500 civarında. Bundan yaklaşık 20 yıl önce okul sayısı 226 ve öğrenci sayısı da 7 bin üzerindeydi. Bugünkü düşüşün sebebi nedir? Günahı kime ait? Türk Azınlık Okullarını “kötü okul” diye lanse eden zihniyete mi? Bu okulların içindeki eğitim sistemini hiçleştirmeye çalışan yönetimlere mi? Bu okullarda görev alıp görevini layıkıyla yapmayan öğretmenlere mi? (Görevini yapanlar istisnadır) Yoksa bunlara inanıp kendi okulundan vazgeçmeye eğilim gösteren öğrenci velilerine mi?

Cunta döneminin günahları bununla sınırlı değil? Ya Türk Azınlık vakıfları? Türk Azınlığın öz be öz atalarının mirasına kendi istediği şekilde yönetici atayan Atinalı idareciler… Azınlığın sesini “sağır kulaklarla” dinlemeyi ne zaman bırakacaktır bilinmez, lakin Türk Azınlığın maruz kaldığı günahlar artık sayılamayacak noktaya geldi.

Kimlik inkarı ise “ölümcül günah”!!! Bugün yok sayılan Türk Azınlık, dün bu toprakların ve bölgenin hakimiydi…

Saygıdeğer Atinalı yöneticiler! Geçmişin günahlarının bedelinin ödenme zamanı gelmedi mi artık?

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ