Bosna-Hersek’te Kritik Süreç
Kaan Öztoprak
ODTÜ Uluslararası İlişkiler
Yüksek Lisans
2021 Ağustos’undan beri Bosna-Hersek Yüksek Temsilciliği görevini sürdüren Alman politikacı Christian Schmidt’in 12 Mayıs’ta katıldığı BM Güvenlik Konseyi toplantısı öncesinde kişisel sebepleri öne sürerek istifasını sunması hem iç politikadaki Boşnak, Hırvat ve Sırp aktörlerin süreci farklı yorumlamasına yol açmış hem de vesayet rolünü sürdüren dış aktörlerin ülkenin yönetiminde yeni düzenlemelere gidilmesine dair baskılarını arttırdığı bir dönemin kapısını aralamıştır.
1.Schmidt’in görevi bırakmasının ardında yatan sebepler nelerdir?
Bosna-Hersek Yüksek Temsilciliği koltuğunu Avusturyalı meslektaşı Valentin Inzko’dan alan Christian Schmidt’in meşruiyeti, henüz göreve başladığı 1 Ağustos 2021 tarihinden itibaren Sırp entitesi siyasetçileri ve Rus devlet yetkilileri tarafından sorgulanmaya başlamıştı. Nispeten erken bir zamanda iç ve dış siyasi rakipler edinen Schmidt’in 2022 genel seçimlerini takiben uygulamaya koyduğu yeni seçim düzenlemeleri taraflar arasındaki gerilimi daha da arttırmıştı. Yeni seçim yasasının etnik ayrışmayı arttıracağı yönündeki eleştiriler, dönemin Boşnak Dışişleri Bakanı Turkovic tarafından dahi açıkça desteklenmiş ve Saraybosna’da küçük çaplı protestolara yol açmıştı.[1] Daha da önemlisi, Schmidt’in imzasını taşıyan kararlar ülkeyi oluşturan iki entiteden biri olan Sırp Cumhuriyeti yönetim ekibince göz ardı edilmiş ve Batılı güçlerin Bosna-Hersek’i kendi istekleri doğrultusunda yeniden dizayn etme stratejisinin bir parçası olarak yorumlanmıştı. Bu doğrultuda dönemin Sırp Cumhuriyeti başkanı Milorad Dodik, RS Halk Meclisi’ne sunulan taslak anayasa metninde Sırp entitesinin özerk yargı ve emniyet kurumları oluşturacağını duyurmuş ve Sırbistan ile birleşme hedeflerini açıkça ifade etmeye başlamıştı. Bosna-Hersek’in “başarısız devlet” (failed state) algısını yıkmak ve Dodik liderliğindeki ayrılıkçı söylemleri bastırmak için harekete geçen Schmidt, 2025 Ağustos’unda devlet aygıtlarınca açılan davanın sonucu olarak Sırp liderine yönelik siyasetten men ve sonraları para cezasına dönüştürülecek hapis cezalarına hükmetmişti. Kısacası en başta entiteler arasındaki gerilim şeklinde başlayan Sırp ayrılıkçı söylemleri zamanla Dodik-Schmidt arasında kişiselleşmiş bir otorite mücadelesine evrilmişti. Öyle ki Schmidt, istifa kararı sonrası medya kuruluşlarına verdiği demeçlerde aralarındaki kişisel rekabeti detaylandırmış ve Dodik’in kendisine yönelik karşı propaganda maksadıyla lobi gruplarına büyük paralar yatırdığını ifade etmişti.[2] Tüm bu süreçle eş zamanlı olarak ılımanlaşan ABD-Sırp Cumhuriyeti ilişkileri otorite mücadelesinde Dodik tarafına el üstünlüğü vermekteydi. Zira önceleri Dodik ve yakın çevresine uygulanan ekonomik yaptırımların kaldırılmasıyla perçinlenen ilişkiler geçtiğimiz aylarda Trump’ın oğluna ait şirketlerce Sırp entitesine yapılacak yatırımların konuşulduğu görüşmelerle daha da ilerledi.[3] Bölgede giderek artan Amerikan ekonomik angajmanının son noktasını 2028’e kadar inşa edilmesi planlanan ve Bosna-Hersek’in Rus doğalgazına olan %100 bağımlılığını bitirmeyi amaçlayan Güney Gaz Bağlantısı boru hattı teşkil etmektedir. Bu projenin finansmanı açıklansa dahi hayata geçirilmesini engelleyen taşınmaz kamu malları sorunu, ABD’nin Schmidt’e karşı cephe almasına yol açan bir diğer etmendi.[4] Rus ve Çinli yetkililerce her ortamda varlığı sorgulanan, görev süresi bağlamında en uzun süre Bosna-Hersek yüksek temsilciliği yapan ikinci isim olmuş Christian Schmidt’in ABD tarafından göz ardı edilmesi ve AB ülkelerince yeterli desteği alamaması ise bölge uzmanlarınca istifaya giden kapıyı aralayan en önemli etmen olarak görülmektedir.[5]
2. Schmidt’in görevi bırakması iç ve dış aktörler tarafından nasıl yorumlanıyor?
2021 yılındaki atanma sürecinden bu yana Schmidt’in meşruiyetini sorgulayan ve usulsüz şekilde yüksek temsilciliği sürdürerek bizzat Dayton Antlaşması’nın ihlaline yol açtığını savunan Sırp entitesi yöneticileri, bu istifa kararını büyük bir zafer olarak görmüştür. Ayrıca ülkenin tekrardan rayına girmesi için Schmidt’in bıraktığı “enkazın” temizlenmesi adına bir başlangıç olarak nitelendirilmiştir. Eleştiriler kimi çevrelerce bir adım daha ileri giderek Bosna-Hersek’teki illegal Alman hegemonyasının sona erdiği şeklinde yorumlanmış[6] ve Schmidt döneminde yasal olmayan bir şekilde atılan merkezileşme adımlarının geri döndürülmesi ve entitelerin başından beri hak ettiği hareket kabiliyetine tekrardan erişmesi için uygun bir zaman olduğu vurgulanmıştır.[7] Bu özerkliğin önündeki en ciddi engel olarak görülen Anayasa Mahkemesi ve AİHM tarafından atanan hakimler de Sırp ayrılıkçı kitlelerinin hedef tahtasına oturttuğu yeni isimler olacaktır.[8] Son olarak her fırsatta yüksek temsilcilik ofisinin varlığını sorgulamaktan çekinmeyen Rus ve Çinli yetkililerin ülke üzerindeki doğrudan dış müdahalelerin azaltılmasına yönelik çağrıları da yakın gelecekte giderek yükselen seslerle yankılanacak gibi gözükmektedir.[9]
Diğer yandan statükoya nispeten daha bağımlı Boşnak çevreler düzenin devamını garantiye alacak uluslararası destek çağrısında bulunmaktadır. Bosna–Hersek Dışişleri Bakanı Konakovic de istifa kararının verildiği gün Batı Balkan ülkelerinin dışişleri bakanlarıyla yaptığı gayri resmi görüşmeyi takiben ülkenin seçim yılındaki kırılganlığını vurgulayarak benzer endişelerini dile getirmiş ve yeni temsilcinin belirlenmesinin aciliyetine parmak basmıştır.[10] Benzer şekilde görüşlerini paylaşan AB Dış Politika ve Güvenlikten Sorumlu Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas da Bosna Hersek’te devlet aygıtının işleyişinin daha karmaşık hale gelebileceği uyarısında bulunmuş ve de Schmidt’in halefini bulmak için birlikte hareket edilmesi konusunda PIC üye ülkelerini dayanışmaya davet etmiştir.[11] Birkaç yıl öncesine kadar AB üyeliğini merkeze alarak ofisin kapatılması yönünde duruş sergileyen birlik tutumu günümüz siyasi ortamında yüz seksen derece değişmiş gibi gözüküyor.[12] AB’li yetkililer Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisini hatırlamış olacaklar ki Bosna-Hersek’in olgunlaşmamış bir AB rotasına ittirilmeden önce nefes alması gerektiğini hatırladılar.
Yıllardır entiteler arasındaki çekişmelerin uzlaştırıcısı rolünü üstlenen Washington’da ise bölgede artan Rus-Çin yatırımlarının gerisinde kalındığı ve daha fazla “bakıcılık” yaparak zaman kaybedilmemesi gerektiği anlayışı öne çıkmış gibi gözüküyor.[13] Bu durum Trump’ın ikinci başkanlık döneminin başından beri açık şekilde gözlemlenen çıkar odaklı politikaların Bosna-Hersek’teki yansıması olarak değerlendirilebilir. Zira ABD yönetiminin Schmidt’e karşı tutum alması, gitmekte olan yüksek temsilcinin Trump tarafından dikte edilecek kararlara kolay boyun eğecek bir figür olmamasından kaynaklanmaktadır. Yerine atanacak olası Amerikan kökenli bir temsilcinin Güney Gaz Bağlantısı ve planlanan diğer yüksek değerli yatırım projelerinin hayata geçirilmesinde Washington lehine adımlar atacağına şüphe yoktur. Bu sayede ABD, uzun zamandır Rus gazı tarafından domine edilen Batı Balkanlar pazarına rekabetçi olarak girmeyi hedeflemektedir.
3. Yaklaşan seçim öncesi alınan bu karar Bosna-Hersek’te neleri değiştirebilir?
Schmidt’in istifasını takiben düzenlenen BMGK toplantısında Haziran ayında yeni bir temsilcinin atanacağı açıklanmıştı. Dün başlayan ve bugün devam eden Barış Uygulama Konseyi toplantılarında ortak bir karara varılması bekleniyor. Yine de ABD’nin kıta Avrupası güvenlik sorunlarına karşı mesafeli tutumunun yeni temsilcinin atanması sürecine yansıyacağı öngörülebilir. Adaylar arasında adı geçen İtalyan diplomat Antonio Zanardi Landi ve French meslektaşı Rene Troccaz, ofisin yine Avrupa kökenli bir temsilci tarafından doldurulacağı ihtimalini arttırıyor. Diğer yandan görüş birliğine varılamadığı durumda Schmidt’in ekim ayındaki seçimlere kadar ofisteki görevine devam edip gemiyi sağlam limana yanaştırdığını görebiliriz. Bu senaryonun ne kadar sağlam bir liman teşkil edeceği tartışmalıdır zira yeni bir temsilcinin seçilemediği her an ayrılıkçı gruplar arasındaki zafer söylemini pekiştirecek ve devlet aygıtının dışa bağımlılığını kanıtlayarak başarısız devlet algısını perçinleyecektir. Dolayısıyla uluslararası toplumun yaklaşan kritik genel seçimleri göz önünde bulundurarak Bosna-Hersek halkı ve de tüm Balkan coğrafyasının güvenliği için çıkar odaklı hesaplaşmaları bir kenara bırakması ve bir aday etrafında birleşerek Schmidt’e verilmeyen desteği göstermesi gerekmektedir.
Yüksek temsilcisinin rolü eninde sonunda Avrupa entegrasyonuna bağlı olarak azalacaktı ki bunun yakın gelecekte gerçekleşmesi pek mümkün gözükmüyordu.[14] Ancak yine de bu yetki daralması Amerika’nın bölgede izlemeye başladığı ekonomik çıkarcı politikalar sebebiyle farklı bir amaç uğruna daha erken bir tarihte gerçekleşecek. Hazırlıksız bir zamanda yapılacak bu güç aktarımının Bosna-Hersek devlet bütünlüğüne zarar vereceğini söylemek doğru olacaktır. Hiç şüphesiz kısa vadeli kazanımlar uğruna ABD kararlarının benimsendiği tek düzeyli bir devlet işleyişi, hem ülkeyi AB sürecinden uzaklaştıracak hem de ayrılıkçı kampların manevra kabiliyetlerinin arttığı bir ortama zemin hazırlayacaktır. Bu kampların başını çeken Dodik ve Sırp Cumhuriyeti’nde 2026 genel seçimlerinin nasıl sonuç vereceği de en az Yüksek Temsilcinin atanması kadar kritik. BMGK toplantısında Birleşik Krallık temsilcisinin parmak bastığı 2025 seçimlerine hile karıştırma iddiaları ve gelecek genel seçimlerde tekerrür etme ihtimallerini de göz önünde bulundurursak Bosna-Hersek’te hummalı bir seçim güvenliği çalışması da önümüzdeki aylarda bizi bekliyor olacak. Sonuç olarak kritik bir yol ayrımında bulunan Bosna-Hersek’te yeni Yüksek Temsilcinin kim olacağı ve buna bağlı olarak 2026 seçimlerinin sonuçları, ülkenin geleceğini günümüzden daha tehlikeli bir hale sokabilir.
Kaan ÖZTOPRAK
KAYNAKÇA
[1]“Turković asked the European Court what she thought about Schmidt’s changes, the Iranian embassy supported it,” Klix.ba, 26 Temmuz 2022, https://www.klix.ba/vijesti/bih/turkovic-pitala-evropski-sud-sta-misli-o-schmidtovim-izmjenama-ambasada-irana-je-podrzala/220726002
[2] “Schmidt to DW: The question is whether we want to continue with Daytona,” DW Serbia, 21 Mayıs 2026, https://www.dw.com/sr/kristijan-%C5%A1mit-za-dw-pitanje-je-da-li-%C5%BEelimo-da-nastavimo-s-dejtonom/a-77234837.
[3] “Trump Jr Visits Bosnian Serbs, Spotlighting Republika Srpska’s US Outreach,” Balkan Insight, 7 Nisan 2026, https://balkaninsight.com/2026/04/07/trump-jr-visits-bosnian-serbs-spotlighting-republika-srpskas-us-outreach/bi/
[4]“BBC on the resignation of Christian Schmidt: ‘Because of the Southern Interconnection, he lost the support of America’,” Klix.ba, 11 Mayıs 2026, https://www.klix.ba/vijesti/bih/bbc-o-ostavci-christiana-schmidta-zbog-juzne-interkonekcije-je-izgubio-podrsku-amerike/260511177.
[5] “Is Christian Schmidt leaving the OHR due to disagreements with international partners?,” Radio Slobodna Evropa, 11 Mayıs 2026, https://www.slobodnaevropa.org/a/christian-schmidt-ostavka-ohr-razlozi/33754575.html.
[6] “The end of German rule in Bosnia and Herzegovina?,” ATV, 14 Mayıs 2026, https://atvbl.rs/kolumne/kraj-njemacke-vlasti-u-bih?_gl=11h721nm_upMQ.._gaMTczMzgzNTUyNi4xNzc4OTQ0MDQy_ga_XJ1V5EVX6S*czE3Nzg5NDQwNDEkbzEkZzAkdDE3Nzg5NDQwNDEkajYwJGwwJGgw.
[7] “Jovanović: Washington decided Schmidt must leave, now his decisions should be declared null and void,” Srpska365.net, 12 Mayıs 2026, https://srpska365.net/2026/05/15/jovanovic-washington-decided-schmidt-must-leave-now-his-decisions-should-be-declared-null-and-void/.
[8] “Why It Is Impossible to Change the BiH Constitutional Court without Changing the State Structure,” Sarajevo Times, 20 Mayıs 2026, https://sarajevotimes.com/why-it-is-impossible-to-change-the-bih-constitutional-court-without-changing-the-state-structure/.
[9] “Kalabukhov: The time has come to close the OHR,” ATV, https://atvbl.rs/vijesti/bih/kalabuhov-doslo-vrijeme-za-zatvaranje-ohr-a/2285334?_gl=11odl9g5_upMQ.._gaMTczMzgzNTUyNi4xNzc4OTQ0MDQy_ga_XJ1V5EVX6S*czE3Nzg5NDQwNDEkbzEkZzAkdDE3Nzg5NDQwNDEkajYwJGwwJGgw.
[10] “Minister Konaković participates in the meeting of foreign ministers of the “Friends of the Western Balkans” Group in Bratislava,” MVP.gov.ba, 13 Mayıs 2026, https://mvp.gov.ba/en/portal/post/minister-konakovic-participates-in-the-meeting-of-foreign-ministers-of-the-friends-of-the-western-balkans-group-in-bratislava-1779352832783.
[11] “Republika Srpska leaders attack Kallas over remarks on Schmidt’s succession,” European Western Balkans, 12 Mayıs 2026, https://europeanwesternbalkans.com/2026/05/12/republika-srpska-leaders-attack-kallas-over-remarks-on-schmidts-succession/.
[12] “It’s Time ‘Europe+’ Asserted Leadership and Challenged the US in Bosnia,” Balkan Insight, 18 Mayıs 2026, https://balkaninsight.com/2026/05/18/its-time-europe-asserted-leadership-and-challenged-the-us-in-bosnia/bi/.
[13] “America in BiH is no longer interested in democracy, but megawatts and cubic meters: What is the recipe for ‘political Sarajevo’,” Klix.ba, 5 Mayıs 2026, https://www.klix.ba/vijesti/bih/ameriku-u-bih-vise-ne-zanima-demokratija-nego-megavati-i-kubici-sta-je-recept-za-politicko-sarajevo/260505132.
[14] Samir Huseinovic, “Is Schmidt’s departure the end of OHR?,” DW Serbia, 13 Mayıs 2026, https://www.dw.com/sr/da-li-je-%C5%A1mitov-odlazak-kraj-ohr-a/a-77141021.
Editör: Zeynep Çınar, Teknik İnceleme: Halit Gökalp Küçük Akademik İnceleme: RUBASAM Akademik Kurul



