Search
Close this search box.

DEMİRCİNİN KOPEGİ ve ÇAKAL

Masal bu ya;

Havalarin çok sogumasi ile cevresinde yiyecek bulamayan çakal çareyi en yakın kasabaya gitmeye karar verir.
Uzun zamandir yarı aç yarı tok idare etmekte olup ormanda bu aciz durumunuda diğer hayvanlara belli etmemektedir.
Kasabaya ulaşınca ilk anda kasabanın sütlüsünün kamyonetine sut bidonlarını taşıdığını görür ve bir duvarın arkasına sakince usluca siner,taa ki
Sütçü yorulup biraz dinlenmek için evine girinceye kadar .Sonra hemen kamyonetin yanında duran bir süt bidonunu devirir ve kana kana sütü içtikten sonra kopek havlamasını duyunca hemen koşarak oradan ayrılır.
Bir müddet daha gittikten sonra iyice kasabanın içine yaklaştığını anlar o anda burnuna mis gibi ekmek kokuları gelir.
Kokunun geldiği tarafa yoneldigin-de kasabanın fırınını görür.
Sessizce yaklaşarak oradanda ekmek kasaları içinden 2 somun ekmeği çalar ve midesine indirir.
Açlığı gitmiştir gitmesine ama iki somun ekmekten sonra ama henüz gözü doymamıştır.Bir evin duvarının arkasına sinerek bekler ve düşünmeye başlar;Acaba ne yapmalıdır?Kasabadadir artık ormanda değildir her yerde karnını doyurabilecek bir sürü imkan vardır ve bu imkanları görünce daha fazlasını istemeye başladığını anlar ve kendi kendine söylenir.
“Burada karnım doyarda acaba Gözüm doyarmi” diye.
Evet;Gözünün doymayacagina kendi kendine ikna olarak o tok karinla birlikte açlık hissetmeye başlar.Duvar kenarından ayrılarak biraz daha kasabanın içlerine doğru gitmeye başlar sessizce ve kendinden emin.
Birden karşısına bir Demirci Dükkanı çıkar şaşırmıştır bizim çakal hiçte zamanı değildir Demirci dükkanını bulmak ne işine yararki bu dükkan onun hele kapıdaki tazı kopegi ne kadar gereksizdir bu dukkkanda ,herhalde Demirci aynı zamanda avcı diye düşünerek yoluna koyulur.
Kendinden emin bir şekilde ka-sabada gezintisine devam eden bizim çakal birden bir kasap dükkanı görür ve çok sevinir.Sim-
diye kadar süt ve ekmek yemiştir ama tezgahtaki o koyun butlari onun en arzu ettiği şeydir.Hemen sinsice tezgaha yaklaşır ve bir butu kaptığı gibi biraz uzaktaki bir evin duvar arkasına getirir ve yer.Sonra
da kendinden emin bir şekilde ben bu kasabada her şeye sahip olurum edasıyla kasabada kostak kostak dolaşırken birden çokça kopegin havlayarak kendisine doğru geldiğini görünce hemen duvar dibinden ayrilarak kasabanın içinden ormana doğru kaçmaya başlarken arkasından dört tane kopegin onu kovaladigini görür.
Kopeklerden biri Sütçünun çoban kopegi,diğeri ekmekcinin sokak kopegi,üçüncüsü demircinin av kopegi ve dördüncüsü kasabın kangal kopegidir.
Çakal yakalanmamak için çok hızlı ve değişik yönler çizerek orman içine kaçar ve bir kayalığın üstüne kendini atıp gelen kopekleri kontrol ettiğinde bir tek demircinin tazı kopeginin hala onu takip ettiğinin ve tırmandığı kayalığın altında onu beklediğini görünce onunla konuşmaya karar vererek Demircinin tazı kopegine sorar
-Ben Sahibin demirciden bir şey çalmadım yemedim diğer köpekler artık beni takip etmiyor sen hala neden peşindesin diye sorar.
Hikaye bu ya;Demircinin köpegi cevap verir.
-Evet Demirciden bir şey çalmadın ama calabildigin ve çalabilecek şeyleri bulduğun her yerden çaldın .Bu demek degildirki;Birgun Demircidende çalmayacaksin.Ben yorulmadım ben TAZI KÖPEK iyim
Ha Demirciden ha ekmekciden sutcuden kasaptan çaldın hepsi aynı sen sana ait olmayana el uzat-tin.Unutma;TAZI KÖPEKLERİ her zaman kovalar ve avlarlar.Diğer köpekler sadece kendi sahiplerini korur ama TAZI çevresindeki zarar gören herkesi korur.
Çakal şaşkındır.Kayanın başında tek başınadır asagida ise Tazi .
Her hikayede kıssadan hisse vardır.Çakalligin kolaylığı Tazının peşine düşene kadardır.

Mirgül Eren Griffe

Sosyal Medyada Paylaş

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

BENZER İÇERİKLER

BAĞIMSIZ  KOSOVA 

Ortaçağ Sırp Krallığı’nın kurulduğu ve yıkıldığı yer olan Kosova, 1389’da