REKLAM ALANI
REKLAM ALANI

Site Rengi

Rumeli Balkan Stratejik Arastirmalar Merkezi

EKONOMİK ANALİZ / 11 – 15 Kasım 2019 / Tolga Atik

EKONOMİK ANALİZ / 11 – 15 Kasım 2019 / Tolga Atik
REKLAM ALANI

Bu çalışma, 11 Kasım 2019 ile başlayan haftanın makroekonomik analizini yapmak ve Türkiye’yi ilgilendiren bazı ekonomik verileri değerlendirerek öngörülerde bulunmak amacı ile hazırlanmıştır.

A-) Geçen Haftaya Bakış     :  Kasım ayının ilk haftasına küresel piyasalar ABD ve Çin anlaşmasına yönelik iyimser sinyallerin gelmesi, açıklanan ekonomik verilerin beklentiyi karşılaması ve üçüncü çeyrek ABD şirket bilançolarının beklenti üzeri gelmesiyle yükselerek girdi.

Euro Bölgesi’nde ise IMF’nin 2019 yılı büyüme ve enflasyon görünümünü aşağı yönlü revize etmesi ve Avrupa Komisyonu’nun da bu görüşü desteklemesi sonrasında Euro varlıkları üzerinde oluşan tansiyon parite fiyatlamalarının 1,11 seviyesi altına yerleşmesine neden oldu. Bir diğer dikkat çeken gelişme ise Almanya’da Eylül ayı sanayi üretiminin yüzde 0,6 oranında daralma göstermesi oldu. Bu durum, Euro Bölgesi ekonomisine ilişkin resesyon endişelerinin hala geçerli olduğuna işaret ediyor.

Öte yandan, 7 Kasım 19 Perşembe günü gerçekleşen piyasaların merakla beklediği İngiltere Merkez Bankası(BoE) toplantısında ise, Banka faizlerde herhangi bir değişikliğe gitmezken, Brexit’in yarattığı ticari belirsizliklere dikkat çekti. BoE, İngiltere’nin 2020 yılına ilişkin büyüme beklentisini aşağı yönlü revize etti. BoE sonrasında Euro varlıkları üzerindeki tansiyon da artış gösterdi. Böylece paritenin kritik bir destek noktası olan 1,1053 seviyesinin de altına inen oranda geri çekilme hareketi oluştu.

Diğer taraftan ABD ve Çin arasında imzalanması beklenen Birinci Aşama- Faz1  ticaret anlaşmasının ABD Başkanı Trump tarafından Aralık ayına ertelenebileceğinin açıklanması piyasalara olumsuz etki yaptı. Ancak hem ABD hem de Çin tarafından gelen gümrük tarifelerini karşılıklı olarak geri çekme kararı ile piyasalar yeniden pozitife döndü. Böylece de ons altın,gümüş gibi emtialar son ayların en büyük düşüş hareketini gerçekleştirdiler.

 

Ülkemizde enflasyonun gerilemeye devam etmesi, ABD – Türkiye – Rusya ve Suriye üzerine olumsuz haber akışı olmaması ve FITCH’in Türkiye’nin görünümünü “negatiften” “durağana” yükseltmesi TL varlıkları için pozitif bir hava oluşturdu.

FITCH’in yaptığı olumlu adımdan sonra diğer kuruluşlardan da aynı yönde adım atma beklentilerinin yükselmesi borsa endeksini 103 bin seviyelerinde tutmayı başardı. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 13 Kasım’da ABD Başkanı Trump ile görüşeceğinin teyit edilmesi de TL varlıkları destekleyen bir gelişme oldu. 

Geçtiğimiz hafta Hazine ve Maliye Bakanı Albayrak Türkiye İçin Değişim Başlıyor programında konuştu. Bakan, 15 aylık olağanüstü dönemi az hasarla geride bırakıldığını vurgulayarak, 3. çeyreğe ilişkin öncü göstergelerin toparlanma eğilimini güçlendirdiğini yılın pozitif bir büyüme ile kapanacağını ifade etti.

Yabancı Yatırımcıların Geçen Hafta Türkiye Piyasalarındaki İşlemleri:

TCMB tarafından yayımlanan haftalık menkul kıymet istatistiklerine göre, Yurtdışında yerleşik kişilerin mülkiyetindeki devlet iç borçlanma senedi (DİBS) portföyü 1 Kasım haftasında 141.4 milyon dolar azalış kaydetti. Yurtdışında yerleşik kişilerin mülkiyetindeki hisse portföyü ise 19.4 milyon dolar azaldı.

 

Öte yandan, Borsa performanslarına bakıldığında ise, geçtiğimiz hafta pek çok  borsanın pozitif yönlü hareketler sergilediği bir hafta oldu. En iyi performansı gösteren borsanın yaklaşık % 5’lik bir değer artışıyla bizim Borsamız – BiST olduğu, en kötü performansı gösteren borsanın ise – % 0,49’luk bir değer kaybı ile Çin Şangay Kompozit Borsası – SSEC- olduğu görülmektedir. 

Haftalık performanslara bakıldığında, en çok değer kazandıran ekonomik ürün  % 2,67’lik bir artışla Brent Petrol olurken, en fazla kaybı ise -% 3,21’lik bir düşüşle Altın gerçekleştirmiştir.

TL ise USD karşısında haftayı yaklaşık % 1’lik bir kayıpla kapatmıştır.

AB Komisyonu, 2019 Sonbahar Ekonomik Tahminler Raporu : Geçen hafta AB’nin en üst düzey yönetim organı olan AB Komisyonu tarafından yayımlandı. İş gücü piyasalarının zayıf olduğu ve şirket bilançolarının toparlanması gerektiği belirtilen raporda, belirsizliklerin tüketim ve yatırımları baskıladığı kaydedildi.

Euro Bölgesi büyüme tahmini düşürüldü. Raporda, Euro Bölgesi’nin 2019 ve 2020’ye ilişkin büyüme tahminleri bir önceki rapora kıyasla düşürüldü.

Önceki raporda Euro Bölgesi’nin 2019’da 1,2, 2020’de 1,5 büyüyeceği tahmin edilirken, son raporda bu oranlar 2019 için 1,1’e, 2020 için 1,2’ye indirildi. Büyüme tahmini 2021 için ise yüzde 1,2 olarak öngörüldü. Raporda, AB büyüme tahmini 2019, 2020 ve 2021 için yüzde 1,4, seviyesinde belirlendi.

AB’deki ortalama enflasyonun bu yıl yüzde 1,5 olacağı belirtilen raporda, 2020’de de enflasyonun aynı oranda gerçekleşeceği tahmininde bulunuldu. Raporda, AB’de işsizliğin 2019’da yüzde 6,3, 2020’de yüzde 6,2 seyredeceği öngörüldü.

İngiltere’nin AB’den anlaşmasız biçimde ayrılmasının ve imalat sektöründe zayıflamanın Avrupa ekonomisini riske sokacağı ifade edilen raporda, ticaret gerilimlerinin azalması, Çin’in beklenenden daha fazla büyümesi ve jeopolitik gerilimlerde azalmanın büyümeyi destekleyeceği kaydedildi.

Bahse konu raporda Türkiye’ye de yer verildi ve büyüme oranı pozitif yönlü revize edildi. 

Bir önceki rapora göre Türkiye’nin büyüme tahmininin 2019 için yüzde eksi 2,3’ten yüzde 0,3’e yükseltildiği raporda, Türkiye ekonomisinin 2020 yılında yüzde 3,1, 2021 yılında yüzde 3,5 büyüyeceği tahmini yer aldı.

Türkiye’de işsizlik oranının 2019’da yüzde 13,7, 2020’de 13,3, 2021’de 12,9 olacağı öngörülen raporda, TÜFE’nin ise 2019’da yüzde 15,3, 2020’de 10,3, 2021’de 9,3 olacağı tahmininde bulunuldu.

Raporda, Türkiye’de ekonominin geçen yıl yaşanan döviz krizinin ardından mali teşvikler ve ihracattaki artışla birlikte beklenenden daha hızlı biçimde toparlandığına dikkat çekildi.

 

B-) Haftaya Bakış     : 11 Kasım 2019 ile başlayan hafta, geçen haftaya göre veri akışı bakımından daha hafif bir hafta olacaktır. Pazartesi günü, ABD’de şehitleri anma günü nedeniyle bankalar kapalı durumda olacak ve piyasalar da İngiltere’den gelecek olan 3. Çeyrek GSYİH ile imalat ve sanayi üretimine ilişkin verileri etkili olacaktır.

Salı günü, Almanya’dan ZEW Ekonomik Endeksi ile İngiltere’den işsizlik oranı verileri gelecektir. Piyasaların kulağı ise ABD Başkanı Trump’ın New York Ekonomi Kulübünde yapacağı konuşmada olacaktır. Trump’ın Çin ile yapılacak Faz 1 ticaret anlaşması için neler söyleyeceği, ne mesajlar vereceği, piyasalarda merak konusudur. 

Çarşamba ve Perşembe günü, FED Başkanı Powel’ın ve bazı FED yönetcilerinin  küresel ekonomi ve ABD’ye ait özel açıklamaları da FED’in faiz indirimlerini yapıp yapmayacağının önceden kestirilmesi bakımından önem taşımaktadır. Yine Çarşamba günü, sabahın ilk saatlerinde Yeni Zellanda Merkez Bankası faiz oranı kararını açıklayacaktır; Bloomberg anketine göre piyasanın 2/3’ü, 25 Bp’lık bir faiz indirimi beklemektedir. Aynı gün İngiltere ve ABD’den de enflasyon verileri piyasalarda etkili olacaktır.

Perşembe günü, Euro bölgesinden ve Almanya’dan gelecek olan 3. Çeyrek GSYİH rakamları, Euro bölgesinin en büyük ekonomisinin üçüncü çeyrekte resesyona girip girmediğini gösterecektir. Bunun yanı sıra, Çin’den de Sanayi Üretimi rakamları ile ABD’nin ham petrol stokları açıklanacaktır.

Haftanın son gününde ise, ABD’den gelecek olan Ekim ayına ait perakende satışlar ve endüstriyel üretim verileri, zorluk içinde olan imalat sektörü ve aylar süren ticari gerilimler huzurunda tüketimin büyümeyi yönlendirip yönlendiremediğine ışık tutacaktır.

ABD’den gelecek Enflasyon verisinin FED üzerindeki Özel Önemi    : Uluslararası piyasalarda şu anda ABD Merkez Bankası (FED)’in Aralık ayındaki toplantısında faiz indirimi yapacağına dair bir beklenti mevcut değildir. Ancak bu hafta ABD’den gelecek olan enflasyon verileri, FED’in faiz oranı konusundaki muhtemel kararına ışık tutacaktır. Enflasyon, FED’in faiz konusunda alacağı karar için kritik bir göstergedir; %2 Enflasyon altında FED’in genişlemeci görünümünü sürdürerek indirimi gündemine alması, %2 üzerinde ise indirim yerine artırım beklentilerinin söz konusu olması mümkün olabilecektir. İşte bu dönemde faiz indirimi döngüsü tamam mı devam mı sorusunun cevabı bu açıdan dikkatle ve titizlikle takip edilmektedir.

Türkiye’de, Piyasaları etkileyecek en önemli gelişme 13 Kasım 19 Çarşamba günü ABD’de gerçekleşecek olan ABD Başkanı Trump ile Cumhurbaşkanı Erdoğan arasındaki görüşme olacaktır. BPH, Suriye’deki muhtemel gelişmeler, FETÖ, F-35/ S-400, Halkbank davası, KKTC’de yapılan doğalgaz aramaları gibi birbirinden önemli konuların masaya yatırılacağı görüşmenin ve sahaya yansıyacak sonuçlarının olumlu olması halinde, şu anda 310 seviyelerinde olan CDS puanımız 300’ün altına inecek, 200 odak noktasına doğru hızla düşecek ve piyasalar bundan çok olumlu etkilenecektir. 

Ülkemizin CDS puanı, en son Ocak 2018’de 152 puanı görmüş ve bundan sadece 9 ay sonra Rahip Brunson krizinin yaşandığı dönemde 566 puanla rekor seviyeye ulaşmıştı. Bu yıl BPH’nın icra edildiği zaman 400’lü seviyelerin üzerine çıkan CDS Puanımız harekâtın neticelenmesinden sonra oldukça hızlı bir şekilde geri çekildi.

Perşembe günü, Ülkemizin sanayi üretimi rakamları açıklanacak olup, -%3,6 seviyesindeki önceki rakamın pozitif yönlü revize edilmesi mümkün görülmektedir. 

Haftanın son günü ise, Merkez Bankası Beklenti Anketi yayınlanacaktır.

Bunun yanı sıra, bu hafta ülkemizi ilgilendiren önemli ekonomik paritelerin izleyecekleri yön şu şekilde tahmin edilmektedir:

  • Dolar Endeksi (DXY) : Haftayı 98,20 ile kapatmış; Böylelikle bir önceki hafta 97,12 seviyelerine kadar yaşanan düşüş hareketinin beklentilerimiz dahilinde bir tepki hareketi olduğu ve DXY’nin halen yükseliş trendine devam ettiği görülmüştür. Bu hafta 13 Kasım 19 Çarşamba gününden itibaren yaşanacak gelişmelerle yönü belli olacaktır. Şayet 98,25 seviyesi üzerinde günlük kapanışlar yaparsa, yükseliş trendi artarak devam edecek olup, 98,50 ve 99,00 seviyelerine kadar alan vardır. Fakat, DXY 97,60’ların altına iner ve o seviyelerde günlük kapanışlar yaparsa da ilk etapta 97,50 sonra sırasıyla 97,00 ve 96,00 seviyelerine doğru bir geri çekilme yaşaması söz konusu olabilecektir.   
  • EUR/USD: DXY’nin geçtiğimiz hafta sergilediği pozitif seyir, paritenin negatif seyre dönmesini sağlamış ve böylece parite geri çekilerek haftayı 10,19’dan kapatmıştır. Bu hafta da paritenin seyri yine DXY ile ters orantılı olarak şekillenecek olup, kısa vadeli olarak 1,1059 seviyesinin altında kaldığı müddetçe 1,0965’e, bu seviyenin de kırılması durumunda 1,0884’e kadar alan vardır. Şayet 1,1059 seviyesi üzerinde günlük kapanışlar gelmesi halinde ise,  ilk etapta 1,1116 ve ardından da 1,1240 seviyelerine kadar yükselmesi mümkün görülmektedir.
  • WTI: Ham Petrol verisi olarak yukarı yönlü bir seyir izlemeye devam etmiş ve haftayı 57,44 ile kapatmıştır. Böylelikle WTI için kritik önem arz eden 57,19’un üzerinde bir haftalık kapanış kaydedilmiştir. Algı pozitife dönmüştür. 57,19 üzerinde günlük kapanışlar yapmaya devam ederse ilk etapta 57,60 sonra sırasıyla 57,80 ve 58,00 seviyelerinin görülmesi mümkün olabilir. Şayet 57,19 seviyesinin altına iner ve o seviyelerden günlük kapanışlar yaparsa sırasıyla 55,80, 55,20 ve 54,63 seviyelerine kadar geri çekilmeler yaşaması söz konusu olabilecektir. 
  • Brent: Brent Petrol de yukarı yönlü seyrini sürdürerek haftayı 62,59 ile kapatmıştır. Trend için kritik seviye olan 64,05 seviyesinin halen altında olduğu için trend negatif olmaya devam etmektedir. Fakat, 63,44 seviyesinin üzerinde günlük kapanışlar gelir ise, Brent kritik seviyeye yaklaşabilecektir. Aksi takdirde 60,88 ve 58,33 seviyelerine kadar geri çekilmesi söz konusudur
  • USD/TL:  DXY’nin yukarı yönlü hareketinin yansımasıyla Kur, geçen hafta FED’in baz etkisiyle yaşadığı geri çekilme hareketini sonlandırmış ve haftayı 5,7668 ile kapatmıştır. Halen yükseliş ivmelemesi söz konusudur. Kritik seviye 5,79’dur. Buranın aşılması durumunda 6,00’lı seviyelere kadar alan vardır. Geri çekilmelerde ise, kritik seviye olan 5,6548 ana destek noktasının kırılması beklenmemekle birlikte, bu durumdaki günlük kapanışlarda 5,60 seviyesine kadar gidebilmesi mümkün olabilir. 

Önümüzdeki süreçte ABD – Türkiye ilişkilerinin seyri ve ticaret anlaşmasına yönelik gelişmeler fiyatlamalar üzerinde belirleyici olacaktır.

 

REKLAM ALANI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ