RUBASAM

Bitmeyen Senfoni ve NATO yorumları

Mert ÜNSAL

Mert Ünsal

Franz Peter Schubert in ‘’Bitmeyen Senfoni’’ isimli senfonisi bitmese de nedense bitmemiş hali ile dinlenir. Bizim ülkemizin de bitmeyen senfonisi Laiklik konusu oldu. Sokakta yürüyen insanın, işçinin esnafın, çiftçinin, sanayicininim böyle bir sorunu yokken siyasiler neden bunu temcit pilavı gibi önümüze sürerler bilemiyorum. İnsanların bu gün en büyük sorunu nedir diye sorsalar, geçim sıkıntısı en üst oranlarda kalır. Sadece çalışan veya orta kesimin değil sanayici, iş adamı vs nin de bu gün ekonomik sorunları hat safhaya gelmiş bıçak kemiğe dayanmış durumda.

Diğer yandan radikal İslâmcılar da böyle bir sorun var mı? Evet var… Onlarında hangi kaynaklardan beslendiğini, dolaylı amaçlarının ne olduğunu tahmin etmek hiçde zor değil. Bunu anlaya bilmek için bu tip grupların üst seviyesinde oturan millete verir alkımı kendi yer salkımı yaşamını sürdürenlere bakmak lazım. Ticaretleri nasıl dönüyor? Finansmanları kimler sağlıyor?

Son günlerde takip ettiğim kadarıyla birçok mecrada Türkiye NATO ilişkileri ekseninde; siyaset üstü bir takım düşünceler ve yorumlar yerine, siyasi çıkar ve kişi odaklı bir takım yazılar servis ederek bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olma örneğini vermektedir. Her şeyden önce dünya ölçeğinde bu tip konular üzerine çalışırken şu gerçekleri göz önünden ayırt etmemek gerekir:

  1. Türkiye bir NATO üyesidir ve ittifakın en önde gelen silahlı kuvvetlerinden biridir. Her ne kadar eleştirilirse eleştirilsin, TSK’nın bugün ulaşmış olduğu yüksek harekât gücü, imkan ve kabiliyetlerinde NATO üyeliğinin katkılarını görmezden gelmek mümkün değildir.
  2. NATO içinde zaman zaman müttefiklerin çeşitli politik ve ekonomik konularda birbirleriyle ters düştükleri olmuştur. Afganistan’dan ittifakın erken çekilmesi konusu da bunlardan biridir. Türkiye de erken çekilmenin getireceği negatif sonuçları ileri sürmüş ve nihayet haklı çıkmıştır. Nitekim Sn. Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ da bir çok röportajında bunu ifade etmiştir.
  3. An itibarıyla NATO, alternatifsiz bir teşkilattır. Şangay beşlisi veya Astana platformunun NATO’ya alternatif birer oluşum gibi kamuoyuna takdim etmek, en kibar tabirle uluslararası ilişkiler ve strateji alanlarındaki cehaleti sergiler.

Türkiye’ nin içinde bulunduğu jeopolitik riskler gereği, ister istemez kendi çıkarları doğrultusunda NATO gibi bir oluşum ile ittifak üyeliğini ciddi bir şekilde yönetmek zorundadır ve bugünde yapılan budur. Tabı ki hiçbir şeyi sorgulamadan olmaz. Değişen dengeler ekseninde yeni bir takım pozisyonlar almak Türkiye için vaz geçilmez ve süreklilik arz edecek bir stratejidir. Ancak tüm bu stratejiler uygulamada ve değerlendirmede iç siyasi malzeme yapılamayacak kadar önemli ve kıymet ihtiva eder. Ne NATO Türkiye’siz ne de Türkiye NATO su olamaz düşüncesindeyim. Ancak tekrar etmek gerekirse;  değişen koşullar ve Ulusal menfaatler gelecekte neyi gerektiriyorsa onu yapmak tartışılmaz bir gerçek olarak karşımızda dururken, bu konunun  her kesim tarafından sindirilmesi ve konunun siyaset üstü değerlendirilmesi en doğru seçenektir.

Mert ÜNSAL

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ