
BATI TRAKYA TÜRKLERİ ve YAŞADIKLARI SORUNLAR – 4
Batı Trakya Türk azınlığının karşılaştığı en önemli sorunların başında, Lozan Anlaşması’nın 45. maddesinde Batı Trakya Türklerinin “Müslüman azınlık” olarak tanımlanmış

Batı Trakya Türk azınlığının karşılaştığı en önemli sorunların başında, Lozan Anlaşması’nın 45. maddesinde Batı Trakya Türklerinin “Müslüman azınlık” olarak tanımlanmış

Batı Trakya Türkleri 1923’ten günümüze kadar çok çeşitli evrelerden geçerek, Yunanistan’ın asimilasyon politikasına karşı verdikleri çetin mücadeleler sonucu ayakta kalabilmişlerdir.

Batı Trakya sorunu, Birinci Dünya Savaşı sonunda 18 Ocak 1919’da toplanılan Paris Barış Konferansı sırasında[1] Venizelos’un Trakya’yı tanımı ile birlikte

Bugün Batı Trakya Türklerini her yönüyle ele alacağımız yeni bir yazı dizisine başlıyoruz. Merak edilen tüm soruların cevaplarını bulacağınızı umuyorum.

Önceki yazımızda, II.nci Dünya Savaşı yıllarında Nazi Almanyası ve müttefiklerinin işgal ettiği Yugoslavya’da, varlığı tehdit altında bulunan Makedonya Türkleri tarafından

II.nci Dünya Savaşı yıllarında Nazi Almanyası ve müttefiklerinin işgal ettiği Yugoslavya’da, varlığı tehdit altında bulunan Makedonya Türkleri tarafından Yücel Teşkilatı

Türkiye’mizin 10 ilini etkileyen, peşpeşe yaşadığımız, 7.7 ve 7.6 şiddetindeki iki büyük depremin şoku içindeyiz. Hayatını kaybedenlere Allahtan rahmet, yaralılara

Savaş, katliam ve soykırım sonucu 1800’lü yılların başından itibaren Balkanlardan bugünkü Türkiye topraklarına binbir meşakkatle gelen insanlarımız, anavatanlarında da, Çanakkale

1983 yılında Yunanistan yerel mahkemeleri, isimlerinde “TÜRK” kelimesi olmasını gerekçe göstererek “BATI TRAKYA TÜRK ÖĞRETMENLER BİRLİĞİ” ve “GÜMÜLCİNE TÜRK GENÇLER BİRLİĞİ’nin” kapatılmasına karar vermişti. Yunan Yargıtay’ı,

Rumeli, Balkan ve Trakya camiasına gonul vermiş kıymetli kardeşimiz Arif BEŞYILDIZ’ın vefatını öğrenmenin derin üzüntüsü içindeyiz. Mekanı cennet, ruhu şad

1990 yılının 20 Ocağında Sovyet tanklarının işgalinde Azerbaycan’da yaşananları tahminimce konuyla doğrudan ilgili olanlar dışında Türk insanı bilmez. Tabi Hocalı’yı
Osmanlı İmparatorluğu üç kıtada at koşturup koskoca bir coğrafyaya hükmederken 18’inci yüzyıldan bu yana toprak kayıpları nedeniyle başta Balkan

📆 05.Ocak.2023/PERŞEMBE..:⏰ Saat: 10.00 : 20.00✅Türk Dünyası Etkinliği,🎪 RUBASAM Standı (İBB. MALTEPE Etkinlik Alanı) 📆 06.Ocak.2023/CUMA..:(1) ⏰Saat: 13.00 – 🏫

2023 Yılının; İnsanların bombalanmadığı, binlerce yıllık vatanlarının gaspedilmeyip, topraklarını terketmek zorunda kalmadığı, tecavüze uğramadığı, zulüm, işkence, açlık ve hastalıktan kırılmadığı,

1821 Mora isyanıyla Balkan Devletçikleri tarafından bir yöntem olarak benimsenen ETNİK TEMİZLİĞİN kurbanı olan Türk ve Müslümanlar, insanlık tarihinin gördüğü

BULGARİSTAN Komünist Rejim döneminde; 1984’te başlatılan “SOYA DÖNÜŞ” programı sürecinde; “TÜRKLERE ZORLA AD DEĞİŞTİRME, MÜSLÜMAN DİNİ İBADET VE VECİBELERİN YASAKLANMASI,

Kosova Meclisinin 17 Şubat 2008’de Ahtisaari Planı ve BM’nin 1244 sayılı kararı doğrultusunda tek taraflı bağımsızlık ilan etmesine rağmen Sırplar

Balkan Savaşları yazı dizimizin bu bölümünde yaşanan bu facianın sonuçlarını değerlendireceğiz. Bu hezimeti yaşayan ordunun sadece bir kaç yıl sonra